Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin(kapatılan), 17.12.2019 tarihli ve 2019/4867 Esas, 2019/8000 sayılı bozma kararı üzerine;
1. Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/106 Esas, 2021/245 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
Bankasyadaki hesap hareketlerinin talimata uygun hareket edildiğini göstermesi nedeniyle beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/106 Esas, 2021/245 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Sanığın 2008 yılında açtığı Bank Asyadaki hesabına talimat tarihinden sonra eşi tarafından para gönderildiği, hesap kayıtları celp edilerek uzman bilirkişi incelemesi de yaptırıldığı, Bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesapta bir çok katılım hesabı açma-kapama işlemleri yapmaya devam ettiği görülmüş olduğundan, hesap hakkında tekrar bilirkişi raporu aldırılmasının sonuca etki etmeyeceği değerlendirelerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/106 Esas, 2021/245 sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.