Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili Serdivan ilçesi Beşevler Mahallesi Ömerpınarı deresi mevkiinde bulunan 568-569 parsellere komşu olan 24 dönüm takribi alana sahip arazinin hata sonucu tapu harici bırakıldığını, yapılan kadastro çalışmalarında bu yerin müvekkillerine ait olduğunun beyanen zikredildiğini ancak adlarına kayıt yapılabilmesi yahut yeni bir tespitin yapılabilmesi için mahkemeye dava açılması gerektiğinin beyan edildiğini, müvekkillerinin kök murisi İsmail Albeni'den müvekkillerine mirasen intikal eden ve müvekkillerinin kullanımındaki bu arazinin müvekkilleri adına tescili gerektiğini, müvekkillerinin kardeşi olan ... Albeni'nin muristen sonra vefat etmiş olması nedeniyle 8 kardeş olan müvekkillerinin, 8 kardeş yerine müvekkilleri ..., kısıtlı Cüneyt Albeni ve ...'nin payları kendi hisselerine düşen hissenin oranları olacak şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar adına tescil talep edilen tescil harici alanın büyüklüğünün 24 dönüm olarak belirtilmesinden hareketle müvekkili idare tarafından yaptırılan idari tahkikat neticesinde 568 parsel ... taşınmaza komşu olan 27.000 m2 büyüklüğünde tescil harici alan bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu taşınmazın kısmen orman, kısmen çalılık özellikleri taşımakta olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, haksız olarak açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.2015 tarih ve 2014/144 Esas, 2015/1393 Karar ... kararı ile; "davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 03.03.2015 bilirkişi raporlarında (C) harfi ile gösterilen 17.475,12 m2 lik yüzölçümlü taşınmazın muris İsmail Albeni mirasçıları olan davacılar adına Söğütlü Noterliğinden alınan 20.11.2015 tarihli 1547 nolu veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline; taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen (A=3.987,48 m2, B=1.019,44 m2) toplam 5.006,92 m2 lik alanın ayrı ayrı orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescillerine" karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli ve 2020/467 Esas, 2020/1137 Karar ... kararıyla; "Mahkemece, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin açılan davada (C) harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden davanın kabulüne, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden davacıların davasının reddine karar verilmiş olup, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı, ancak davacıların davasının kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 03/03/2015 bilirkişi raporlarında (C) harfi ile gösterilen 17.475,12 m2 lik yüzölçümlü taşınmazın muris İsmail Albeni mirasçıları olan davacılar adına Söğütlü Noterliğinden alınan 20.11.2015 tarihli 1547 no.lu veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline; taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen (A=3.987,48 m2, B=1.019,44 m2) toplam 5.006,92 m2 lik alanın ayrı ayrı orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescillerine, yürürlükteki AAÜT''ye göre heseplanan 30.468,65 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, reddedilen kısım üzerinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanan 12.511,83 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olmadığını, evveliyatının orman olduğunu, yapılan araştırmaların ise karar vermeye yeterli olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi
1. Davalı Hazine vekinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında A, B ve C harfiyle gösterilen taşınmazlar yönünden temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının yedinci bendinde "Yürürlükteki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.468,65 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli ve 2020/467 Esas, 2020/1137 Karar ... kararında "davacıların davasının kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden" bahisle bozma kararı verildiği, davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi ile ilgili bir ibare yer almadığı, kaldı ki davalı tarafın yasal hasım olduğu ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından hükmün bu bendinin yerinden çıkartılması gerekmekte olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının yedinci bendindeki "Yürürlükteki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.468,65 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine," cümlesinin hüküm yerinden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.