Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 11 inci maddesi uyarınca 2007 yılında yapılan kadastro sırasında 115 ada 1 parsel ... taşınmaz orman niteliğiyle hazine adına tespit edilmiş, yapılan tespite karşı Orman yönetiminin açtığı dava neticesinde Çaykara Kadastro Mahkemesi'nin 2007/38E-2007-135K ... kararı ile davanın reddine, tespit gibi tescile karar verilerek Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 03.03.2008 tarih 2008/559E- 2008/3307K ... onama ilamıyla 18/04/2008 tarihinde kesinleşerek orman vasfıyla Hazine adına tapu oluşmuştur.
2.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Trabzon İli Çaykara İlçesi Koldere Mevkii 115 Ada 1 parselde gözüken ve 154 ada 6 parsel ve 156 ada 1 parsel arasındaki keşif mahallinde sınırları gösterilecek olan gayrimenkulün maliki olduklarını, taşınmazın anneleri Zehra Bakkal'dan intikal ettiğini, müvekkillerinin kendilerine ait araziyi nizasız ve fasılasız olarak yüz yılı aşkın olarak kullandığını, kadastro çalışmaları sırasında 115 ada 1 parselin orman parseline katıldığını, Trabzon ili Çaykara ilçesi 115 ada 1 parsel numaralı tapu kaydının müvekkillerine ait olan 154 ada 6 parsel ve 156 ada 1 parsel arasındaki devamı olan miktarınca kadastro tespitlerinin iptali ve keşif mahallinde gösterilecek oranda müvekkillerinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro kanununda belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davanın öncelikle husumet yönünden reddini, davaya konu alan orman vasfında olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
2. Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun belirsiz olması sebebi ile öncelikle davanın açıklattırılması ve sonrasında cevap dilekçelerini sunma hakkı tanınmasını, mahkemece kabul edilmemesi halinde davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "13/02/2019 havale tarihli 3 kişilik orman bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda dava konusu edilen yerin orman sayılan yerlerden olduğu, orman bilirkişileri tarafından sunulan 13/02/2019 havale tarihli raporunun açık, anlaşılır, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile bilimsel gerçeklere uygun, hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, ormanların, süresi nereye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı, dava konusu yer bakımından davacıların murisi Fahri Bakkal'ın zilyetliğine de değer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hakkında rapor düzenlenen dava konusu parselin sınırlarının eksik belirlenmiş olup köy yolu olarak görünen arazinin de dava konusu yere dahil olup bilirkişi tarafından sınırların eksik tespit edildiğini, arazinin dört tarafının orman olduğu yönündeki kanaatin ise hatalı olduğunu, arazinin sadece 1 tarafının orman sınırı olup bu sınırda istinat duvarı ile ormandan ayrıldığını, önceki yıllara ait fotoğraflar ve tanık beyanları ile arazinin tarım arazisi olduğunu, fındık tarımı yapıldığını, 2010 yılında alanın orman olmadığını, sahibinin gaip olması nedeniyle fındıklığın bakımsız olduğunu, bilirkişinin arazinin sınırlarını eksik ve yanlış belirlemiş olmasından dolayı eksik hesap yapıldığını, hatalı bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddedildiğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uzman orman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmamasına göre, davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 ... HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 11 inci maddesi, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.