Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinden önce ilişkisi olduğu sanıktan hamile kalan mağdurenin olay günü sanığa ulaşabilmek için eşini araması üzerine sinirlenen sanığın, mağdurenin kızının çalıştığı kuaför dükkanına gelip mağdureye vurduktan sonra tabancayı karnına dayayarak "bu çocuğu aldıracaksın, seni de, bu çocuğu da öldürürüm" dediği, mağdurenin "vur lan, alacağın bir can değil mi" şeklinde karşılık vermesi üzerine sanığın "burada olmaz, ben yapacağım yeri biliyorum" diyerek tehdit etmeyi sürdürüp kolundan tutarak zorla araca bindirdiği mağdureye yolda vurmaya devam ettiği ve çocuğu aldırmayı kabul eden mağdurenin gittikleri hastanede bulundukları sırada kaçırılma ihbarına istinaden olayı öğrenen polislerin sanığı arayarak ikna etmesi üzerine sanıkla mağdurenin ...Polis Merkezi Amirliğine gittikleri sabit olduğundan, mevcut haliyle olayda sanığın eylemlerinin bütün halinde cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturup tehdit eyleminin ise bu suçun unsuru olduğu gözetilmeden sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yanında tehdit suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
Polis memuru olan sanığın görevi gereği elinde bulundurduğu tabancayı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda kullandığı sabit olduğu halde, bu suçtan ceza tayin edilirken TCK'nın 266/1 maddesinin uygulanmaması, Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tayin edilen ceza miktarlarının toplamı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.