Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 11 inci maddesine göre yapılan kadastro sonucunda ...ilçesi Şekersu Mahallesi 101 ada 1 parsel ... 3.135.112,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilanlarının 17.12.2007-17.01.2008 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 18.01.2008 tarihinde kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, daha sonra taşınmazın bir bölümünün 2/B uygulama çalışmaları sonucunda ifraz edildiği, taşınmazın halen orman vasfıyla ve 3.106.671,35 m2 yüzölçümlü olarak tapuda kayıtlı olduğu görülmüştür.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili Çaykara ilçesi Uzungöl Mahallesi 23.11.1976 tarih ve 23 ... tapu kaydı ile 25.12.1976 tarih ve 19 ... tapu kaydına konu taşınmazların müvekkiline ait olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında söz konusu tapu kayıtlarının dikkate alınmayarak müvekkiline ait taşınmazların 101 ada 1 ... orman parselinin içerisinde bırakıldığını, 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin kadastro öncesinde tapulu olan taşınmazlar yönünden Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu, dava konusu Trabzon ili Çaykara ilçesi Şekersu Mahallesi 101 ada 1 ... orman parselinin 23.11.1976 tarihli ve 23 ... tapu kaydı ile 25.12.1976 tarih ve 19 ... tapu kaydının kapsamında kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, bu talebin yerinde görülmemesi halinde 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 1007 nci maddesi gereğince belirlenecek tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin hak aramasına engel olan 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesinin T.C. Anayasası'nın 35 ve 152/1 inci maddeleri gereğince iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve başvurunun sonucunun eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eldeki davadaki talebinin Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/177 Esas ... dosyasında ileri sürdüğü taleplerle benzer olduğunu, bu nedenle öncelikle derdestlik itirazında bulunduklarını, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında tazminat istemi yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafça sunulan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümünü kapsadığı şeklindeki iddiayı da kabul etmediklerini, zararın mevcut olduğu kabul edilse dahi hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafça sunulan tapu kayıtları çekişmeli taşınmaz bölümüne uysa dahi taşınmaz nitelik itibariyle orman vasfında ise tapu kaydına itibar edilemeyeceğini, davaya konu taşınmazın orman sayılan alanlardan olduğunu, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihin üzerinden on yıllık hak düşürücü süre geçtiği için tazminat isteminin de süre nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat istemli açılan davalarda orman idaresinin taraf sıfatının bulunmadığını beyanla, öncelikle usulden, olmadığı takdirde ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dolayısıyla tapu iptali ve tescil davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, yine Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinin anayasaya aykırı olduğu iddiasının Anayasa Mahkemesi kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı ışığında yerinde olmadığı, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığı, Orman İdaresinin ise esasen tazminat talebi yönünden pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklama ve iddialarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, ayrıca müvekkilinin hak aramasına engel olan 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesinin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35 ve 152/1 inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını ve başvuru sonucunun eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "HMK'nın 297.maddesi bağlamında dava konusu tüm istekler hakkında ayrı ayrı olumlu yada olumsuz hüküm kurulması gerekirken, bunun yapılmayarak tüm istekler hakkında zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, davacının kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil talebinin 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle, TMK'nın 1007. maddesine dayalı tazminat talebinin ise davalı Hazine yönünden 6098 ... Kanun'un 146. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle, davalı Orman Genel müdürlüğü yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, ancak bu hususların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince yeniden hüküm tesis edilmesine;
1-)Davacının kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davasının 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-)Davacının TMK'nın 1007.madesine dayalı tazminat talebi yönünden;
a-)Davalı Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
b-)Davalı ... aleyhine açılan davanın ise 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle REDDİNE," karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı halde maddi tazminat istemlerine ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 4721 ... Kanun'un (4721 ... Kanun) 1007 nci maddesi

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.