Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafii, suça konu belgenin aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığı hususunda Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş olan rapordan ziyade Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, ayrıca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu görüşü ile hükmü temyiz etmiştir.

1. Sanığın, suç tarihinde Sarp Hudut Kapı Şube Müdürlüğünde yurt dışı çıkış işlemleri sırasında... adına düzenlenen nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yapılan kontrolde nüfus cüzdanının sahte olduğu tespiti üzerine sanığın gerçek kimliği tespit edilerek, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmasında hakkında yakalama kararı olduğu için yeğeni...'ın kimlik fotokopisi ile ancak bilgisi olmadan suça konu nüfus cüzdanını yaptırdığını ve kullandığını beyan etmiştir.

3. Kriminal rapor ile, suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespitleri yapılmıştır.

4. Suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.