İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun
Temyiz edenin sıfatı bakımından 477 sayılı Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlık kurumuna yapılacak tüm atıfların ... kurumuna yapılacağı göz önünde bulundurulmakla;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından hükmolunan beraat kararlarına yönelik T.C. ... vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde, söz konusu hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2017 Tarihli ve 2016/313 Esas, 2017/212 Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında
1. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine,
2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ( 3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla aynı maddenin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsubuna karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.02.2018 Tarih ve 2017/1962 Esas, 2018/277 sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,
İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası yerine aynı Kanunun birinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi lüzumu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2019 tarihli Tebliğname dava dosyası, hükmün kısmi onanması, kısmi düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak;
1. Sanığın ByLock kullanmadığına, işyerinde internetinin açık olması nedeniyle ByLock tespitinin yapılmış olabileceğine,
2. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
3. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
4. MİT tarafından düzenlenen Bylock Teknik Raporunun hükme esas alınamayacağına,
5. ByLock içeriklerinin net şekilde tespit edilmediğine, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
6. Tutukluluk tedbirinin usule aykırı uygulandığına, ilişkindir.
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
Katılan T.C ... vekilinin temyiz istemi özet olarak,
8. 5237 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi ve 311 nci maddesi kapsamındaki diğer suçlardan da mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,
9. Katılan Kurum lehine sarf edilen emek gözetilerek vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine,
10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi hata, infaz aşamasında gözetilebilecek husus ve düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık Hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan T.C. ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1- Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması ve sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olup olmadığının somutlaştırılması bakımından, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca beyan yahut delilin mevcut olup olmadığının saptanması, hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden; -Malatya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 28.11.2017 tarihli yazısının ekinde- dosyaya gelen örgüt mensubu gizli tanık Garson'dan ele geçirilen ... SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Veri İnceleme Raporunun, -Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 09.10.2018 tarihli yazısının ekinde- dosyaya gelen ...'nin beyan ve teşhisinin, - Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 05.08.2020 tarihli yazısının ekinde - dosyaya gelen Ömer Ç. isimli şahıs hakkında gönderilen evrakların, yazı ekinde gönderilmediği anlaşılan ... isimli şahsın ByLock içeriği inceleme-tespit ve değerlendirme raporunun ve ifade tutanaklarının celp edilmesi neticesinde söz konusu delillerin ve elde edilecek tüm sair delillerin, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, gerekirse Zait B.'nin ve var ise beyanda bulunan diğer şahısların mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule ve uygulamaya göre de,
Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası olarak gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık Hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/1962 Esas, 2018/277 Karar sayılı Kararında katılan T.C. ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/1962 Esas, 2018/277 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.