Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasında görülen orman kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Düzce ili Çakırlar mahallesinde, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) uyarınca orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları yapılmış, süresi içinde itiraz olması sebebiyle kesinleşmemiştir.
Davacı vekili Düzce ili Çakırlar Mahallesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın bir kısmının orman içerisinde kaldığı yönündeki 20.08.2014 askı tarihli tespitin iptalini ve bu kısmın orman niteliğini kaybetmiş 2/B sınırları dışında kalan yerlerden olduğunun tespitini talep etmiştir.
Dava, orman kadastro tespitine (orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına) itiraz istemine ilişkindir.
31.03.2016 tarihinde İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporunda (D1) olarak gösterilen 1074,41 m2 lik kısmın 6831 ... Kanun'un 2/B uygulaması sonucunda orman vasfını yitirdiğine, 2/B vasfı ile 134 nolu Orman Kadastro Komisyonu kararında belirlenen orman tahdidi dışına çıktığına; raporda (D2) olarak gösterilen 95,92 m2 lik kısım ile (D3) ile gösterilen 892,56 m2 lik kısmın ise ziraat alanı vasfı ile aynı Komisyon kararında belirlenen orman tahdidi dışına çıktığına değinerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermiştir.
Anılan hüküm davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince hükme esas araştırmanın yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesice Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; D1 olarak gösterilen kısım yönünden bozma ilamında belirtildiği doğrultuda davacının dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine; D2 olarak gösterilen kısım yönünden 16.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda orman sınırı dışında ziraat alanı içinde kaldığının belirlendiğine, bu nedenle bozma ilanı doğrultusunda davacının orman tahdidine itiraz davası açmakta hukuki yararı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine; D3 olarak gösterilen kısım yönünden, anılan bilirkişi raporunda, orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği fakat evveliyatının orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile orman sınırları dışına çıkarılmasına" karar vermiştir.
Hüküm davacı tarafından D1 ve D2 yönünden verilen hükmün yasa ve usule aykırı olduğu iddiasıyla; davalı ... İdaresi tarafından ise bozma ilamında belirtildiği doğrultuda araştırma yapılmadığı, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, davanın tamamen reddi gerektiği iddialarıyla temyiz edilmiştir. Davalı Hazine ise D3 olarak belirtilen kısım yönünden eksik araştırma ve yetersiz mahalli bilirkişi araştırmasına dayanılarak karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekili ile davalı ... İdaresi ve Hazine vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden ...'den alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.