Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında beraat hükmü verilirken uygulama maddesi olarak 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi yazılmamış ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Katılan şirketin sanıkla yangın tüpü dolumu konusunda anlaştıkları, sanığın yangın tüplerini doldurmasından sonra katılan firmanın fiyatları yüksek bularak sanıktan şikayetçi olduğu, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın katılana yönelik hileli bir hareketinin bulunmadığı, sanığın gerçekte tüp dolumu işiyle uğraştığı, sanıkla katılan arasında, sözleşmenin mahiyeti ve ücretin miktarı konusunda hukuki bir ihtilaf bulunduğu, bu nedenle sanık üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2015/9307 - K. 2018/4645
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2015/9307 |
| Karar No | 2018/4645 |
| Karar Tarihi | 25.06.2018 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat