SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2014 tarih, 2014/327 Esas, 2014/1149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a.Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, adı geçen Kanun'un 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

b. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, adı geçen Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

c.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası ve adı geçen Kanun'un 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

Karar verilmiş ve bu karar 19.02.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde 02.09.2015 tarihinde tehdit suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçları işlemediğine, lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir.

Katılanın Ulaş İlkokulunda müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, suç tarihinde Ulaş İlkokulunda görev yapan Betül isimli öğretmenin katılanın yanına gelerek "yukarı katlara öğrencilerden birisinin velisinin geldiğini, öğrenciyi dövecekmiş" dediğini, bunun üzerine katılanın da sanığın yanına gelerek öğrenciyi dövmeye hakkınız yok dediği, bunun üzerine sanığın da katılana yönelik olarak " senin ananı avradını sinkaf ederim, o... çocuğu, okulu başınıza yıkarım, sinkaf ettirme okulu" diyerek hakaret ve tehdit ettiği, ardından da eliyle katılana vurarak yaraladığı iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın her üç suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.

A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca beş yıllık denetim süresi içerisinde suç işleyen sanık hakkında, hükmün açıklanmasına sebebiyet veren ihbara konu ilamda sanığın uzlaşmaya tabi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan mahkum olmuş olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.

2.Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141,5271 sayılı Kanun'un 34,223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı olarak görülmüştür.
3.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.