Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız soruşturma ve kovuşturma, makul sürede yargılanma nedeniyle 3.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 23.01.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 46,80 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacının temyiz sebepleri; haksız yere soruşturma ve kovuşturma yapıldığına, yargılamanın makul süre içinde yapılmadığına, erişim hakkının kısıtlandığına, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/167 Esas – 2017/87 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yapıldığı, yapılan soruşturmada davacının gözaltında kalmadığı, çağrı üzerine kendisinin ifadeye gittiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava adının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olarak düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
Davacı hakkında yakalama veya gözaltı işleminin uygulanmadığı, davacının çağrı üzerine ifade verdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince bu durumun gözaltı işlemi olarak değerlendirilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi temyiz eden sıfatına bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacının diğer taleplerine ilişkin olarak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.