Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 09.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22/06/2017 günü tutuklandığını, Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait 09/05/2018 tarih, 2017/424 Esas-2018/186 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiğini, kararın 26/04/2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin tutuklanma tarihi olan 22/06/2017 tarihine kadar İçdaş A.Ş.'de çalıştığını, Bylock kullanıcısı olduğu iddiası üzerine, devamsızlık bahanesi ile işten çıkartıldığını, tahliyesine karar verilmesinden sonra müvekkilinin eski işine iadesi için başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin başvuru tarihinden 286 gün sonra işe alındığını, bu süre boyunca da müvekkilinin işsiz kaldığını, 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 25.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2019/1038 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının 20/06/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 22/06/2017 tarih, 2017/152 sorgu sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan davacının tutuklanmasına karar verildiği, yargılama aşamasında Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince 22/12/2017 tarihinde davacının bihakkın tahliyesine karar verilerek tahliye işlemi yapıldığı, 09/05/2018 tarihli karar ile beraatına karar verildiği, kararın 17/05/2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekilince müvekkili bulunduğu davacı ...'in haksız tutuklanması nedeniyle tutuklu kaldığı süre içinde annesinin ve yakınlarının ziyaret amacı ile gelip gittiği dönemde maddi kayıplarının olduğu, tahliyesine karar verilmesinden sonra işe geç alındığı gibi, emsallerinin saat ücreti 15,00 TL'den çalıştığı halde, müvekkilinin saati 10: 30 TL'ye çalışmak zorunda bırakıldığının belirtilerek maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğu üzere; koruma tedbiri uygulanması sırasında, hakkında koruma tedbiri uygulanan ve ailesi tarafından yapılan giderler ile iş yerini işletememesi nedeniyle uğramış olduğu zararın maddi tazminat olarak talep edilmesi yasal olarak mümkün olmadığından bu yöndeki talepler dikkate alınmaksızın yapılan değerlendirmede; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, teknik bilirkişi tarafından hesaplanan 19.702,76 TL net ücret kaybına yönelik talebin kabulüne, dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında da değinildiği üzere manevi tazminat, göz altında ve tutuklu kalan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalınması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. Uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesi olanaksız olsa da, bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminatın kişinin acı ve ıstıraplarının dindirilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasına etken olacağından tazminat miktarının belirlenmesinde, kişinin gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutukluluğun şahsın üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerin dikkate alınması gerekir. Dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, 30.000,00 TL (otuz bin) manevi tazminatın dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Manevi tazminatın 25.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/424 Esas, 2018/186 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.06.2017-22.12.2017 tarihleri arasında 185 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 09.05.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.05.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının iş yerinden hangi sebeple çıkışının yapıldığı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından ve ilgili iş yerinden araştırılıp, özellikle işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri, hizmet döküm belgeleri başta olmak üzere davacı ile ilgili tüm belgelerin ilgili iş yeri ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından temin edilip dosya içerisine alınarak, davacının tutuklanması nedeniyle işten çıkarıldığının tespiti halinde buna ilişkin genel mahkemelerde bir dava açılıp açılmadığı da araştırılarak, ödeme yapılmadığı ve dava da açılmamış olduğunun tespiti halinde davacıya davacının net maaşı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2019/1038 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.