Mahkumiyet
24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, 7188 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra sanık müdafii tarafından aynı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmışsa da, anılan kanun yürürlüğe girmeden önce Bölge Adliye Mahkemesince sanık yönünden temyiz yolu açık olarak verilen hükme yönelik olarak sanık müdafii tarafından süresi içerisinde 25.02.2019, sanık tarafından ise 27.02.2019 tarihlerinde temyiz isteminde bulunulduğu, dosyanın temyizen inceleneceğine dair inançları ve temyiz iradelerinin devam ettiği anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2017 tarihli ve 2017/41 Esas, 2017/85 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2017/333 Esas, 2019/65 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına,
3. Tanık anlatımlarının çelişkili olduğuna ve gerçekleri yansıtmadığına,
4. Sanığın örgüte yardım toplamadığına, bu durumun makbuzlarla sabit olduğuna,
5. Herkesin cemaat olarak teveccüh gösterdiği bir dönemde dernek üyeliğinin halisane duygularla olduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına ve atılı suçun delili olamayacağına,
6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Oluş, iddia, sanık savunması, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olmayan ve ... Katılım A.Ş.'de bulunan hesabına talimat dönemlerinde para yatırmayan, dosyadaki deliller kapsamında Düzce Niyet Milli ve Manevi Değerleri Yüceltme Derneğine yönetim kurulu üyesi olmasının sempati düzeyini aşmadığı, tanık anlatımlarının soyut olduğu ve mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli olmadığı anlaşılmakla; dosya kapsamındaki eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı gibi, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemeyen sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2017/333 Esas, 2019/65 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.