Taraflar arasındaki kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan ... ili Selçuk ilçesi Sultaniye Mahallesi 106 ada 6 (eski 9), 144 ada 2 (eski 101), 150 ada 25 (eski 18) parsel ... taşınmazların bir kısmının yörede 1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, dava konusu edilen taşınmazların kesinleşmiş tahdit sınırları kapsamında kalan bölümlerinin tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve müdahalenin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporları doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile; 106 ada 6 nolu parselin 06.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 1.700,90 metrekarelik, 150 ada 25 nolu parselin aynı rapora ekli krokide (A) ile gösterilen 819,57 metrekarelik ve 144 ada 2 nolu parselin aynı rapora ekli krokide (A) ile gösterilen 20.124,00 metrekarelik kısımlarının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya dair istemin reddine, müdahalenin men'i talebinin ise reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı Orman İdaresi vekili tarafından men'i müdahale istemine yönelik olarak istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların tamamının davalılar adına hukuken geçerli tapu kayıtları ile kayıtlı bulunması nedeniyle, davalıların, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılan dava konusu taşınmaz bölümleri üzerindeki kullanımlarının mülkiyet hakkına dayalı olduğu, davalıların dava tarihi itibariyle taşınmazlarda haksız kullanımlarından söz edilemeyeceği" gerekçesiyle, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmaktadır. Arazi kadastrosu ise 1954 yılında yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.