SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 47.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.)Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanık ...'ın temyiz isteği; suçların sübut bulmadığına, yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
1. Denizbank...Şubesine ait keşidecisi ... olan Ankara/ 06.02.2015 keşideli, 23.600 TL bedelli suça konusu çekin katılan ... tarafından bankaya ibrazında sahte olduğu anlaşılmış, suça konu çekin beyaz eşya ve mobilya alımı sırasında ... tarafından ...'ya verildiği, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın birlikte hareket ederek suça konu çeki kullanarak katılan ...'dan mobilya ve beyaz eşya aldıkları, teslim edilen mobilya ve beyaz eşyayı aralarında paylaşarak sattıkları, bu suretle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunmuştur.
2....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, inceleme konusu çekin matbu basım, desenlerdeki detay ve ultraviyole ışık altındaki görünüm özellikleri yönünden tamamen sahte olduğu, aldatıcılık niteliği haiz olduğu kanaatine varılmıştır.
3. Sanık ... savunmasında, çekte cirosu bulunmasa da çeki beyaz eşya ve mobilya aldığı ...'ya alışveriş sırasında ödeme amacıyla verdiğini, çeki alacağını tahsil etmek için ...'dan aldığını, çekin sahteciliğinden şüphe edince alışverişi iptal etmek istediğini ancak katılanın bunu kabul etmediğini, teslim edilen eşyaların bir kısmını satıp ...'e borç vermesi nedeniyle doğan alacağına mahsup ettiğini, kalan eşyayı ...'in aldığını beyan etmek suretiyle suçu ikrar etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık ..., ...'ı tanıdığını, ...un ricası ile bir kısım eşyayı teslim aldığını ancak kimseye çek vermediğini, kimseyi dolandırmadığını beyan etmiştir.
5. Mahkemece; sanıkların birlikte temin ettikleri sahte çek ile Sanık ...'un katılan ...'ya ait işyerine gittiği, oğlunu evlendireceğini söyleyerek çek bedeli olan 23.600,00 TL karşılığında mobilya ve beyaz eşya siparişi verdiği, hazırlanan mobilya ve beyaz eşyaları sanık ...'ın şehir merkezinde temin ettiği bir depoya indirterek kendi imzası ile teslim aldığı, sanıkların bu eşyaları satarak haksız menfaat temin ettikleri, bu suretle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri kanaatine varılarak sanığın mahkumiyetine, belgenin delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle
hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024. tarihinde karar verildi.