SUÇLAR: Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

1.Sanık hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm bakımından; şikâyetçi ...'ın sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.

2.Sanık hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve özel belgede sahtecilik suçu bakımından katılan ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi ve son cümlesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 8.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

1.Katılan ... vekilinin temyiz isteği, katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

1.Sanık ...'ün otobil isimli iş yerinde oto kiralama işi yaptığı, katılan ...'ı sigorta acentalığı yapan esnaf olarak tanıdığı, katılanın kredi ile aldığı 2 adet polo otomobili sanığa oto kiralama işinde kullanması için teslim ettiği, bu otomobillerden...plaka sayılı aracın 12.12.2011 tarihinde kimliği tespit edilemeyen 3. kişiye kiraya verildiği, aracın tek taraflı maddi hasarlı kazaya uğraması neticesinde sanık ...'ün katılan ... yerine imza atmak suretiyle suça konu dilekçeyi yazdığı ve suçtan zarar gören ...ye ibraz ettiği, 2011 yılı aralık ayı içerisinde Işık Sigorta A.Ş. tarafından araçta meydana gelen hasarın karşılandığı, ancak sigorta şirketinin yaptırdığı araştırma neticesinde kazayı ...'ın yapmaması, aracın ... adına hususi kasko poliçesi bulunduğu halde rent a car işinde kullanılması nedeniyle hasarın ...'a rücu edildiği, 4.200,00 TL'lik hasar bedelini ödeyen katılanın şikayeti ile başlayan soruşturmada, sanığın oto kiralama işinde kullandığı 20 KT 67 plaka sayılı araca ait kasko sigorta bedelini almak maksadıyla katılan adına ve onun yerine imza atmak suretiyle sahte belge düzenleyip sigorta şirketine karşı kullandığı bu suretle sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir.

2. Katılan ... anlatımlarında; adına kayıtlı...plaka sayılı aracı rent a car işi yapan sanık ... Demiröz'e önce kiraya verdiğini sonrasında sattığını ancak aracın üzerinde kredi borcu bulunması nedeniyle devrini veremediğini, aracı sanıktan kiralayan 3.kişinin kaza yapması nedeniyle araçta hasar meydana geldiği, aracı kendisi kullanmadığı halde araçla kaza yapan kendisiymiş gibi dilekçe yazılıp kendi adına imzalandığını ve kazayı olaydan bir süre sonra sigorta müfettişlerinin araması üzerine öğrendiğini, katılmak istediğini beyan etmiştir.

3. Sanık sorgusunda; rent a car işletmeciliği yaptığını, ...'a ait aracı kiralama işinde kullandığını, kazayı aracı kiralayan kişinin işlediğini, araç trafik kazası geçirdiğinde hiçbir işlem yapmadığını, araç servise gittikten sonra kasko ile ilgili işlemlerin servis tarafından takip edildiğini, kaza yapan şahsın dilekçeyi imzalamış olabileceğini, dilekçenin imzalanması ile ilgisi bulunmadığını, sigortadan para almak için başvuru da yapmadığını beyan ederek suçu inkar etmiştir.

4. Suça konu sahte imzalı dilekçede özetle, ...'ın kullanmakta olduğu...plaka sayılı araç ile Afyon- Denizli otoyolunda petrol istasyonuna girmek isterken kaldırıma çıktığı, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, hasarının kasko kapsamında karşılanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bu olaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır.

5. İzmir Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'nün 13.01.2015 tarihli uzmanlık raporu ile inceleme konusu belge üzerinde ... adına atılı bulunan imzanın ... elinden çıktığını gösterir nitelikte uygun kaligrafik bulguların tespit edilemediğinin belirtilmiştir.

6. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 20.10.2015 tarihli uzmanlık raporu ile inceleme konusu belge üzerinde Denizli Acente ... ismi altında atılı bulunan imzanın sanık ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varılmıştır.

7. Dosya arasında 25.05.2015 tarihli gönderici ..., alıcısı Üçel Otomotiv olan 211642 nolu hasar dosyası 20 KT 67 plaka sayılı araç için ödenen 4.170,00 TL havaleye ilişkin dekont sureti bulunduğu görülmüştür.

8. Dosya arasında, katılan ...'ın şikayet dilekçesine ekli kaza tespit tutanağına göre aralık 2011 tarihinde...plaka sayılı aracı kullanan Hasan Kadir Kerem Yılmaz ile 20 F 6387 plaka sayılı aracı kullanan Mustafa Doğmaz'ın Denizli Merkez Karaman Mahallesi Yeşilköy Caddesi üzerinde çift taraflı kaza yaptıkları anlaşılmaktadır.

9. Suçtan zarar gören Işık Sigorta A.Ş. tarafından ...Araştırma şirketine yaptırılan 07.02.2012 tarihli araştırma raporuna göre;...plaka sayılı aracı Çağrı Metinöz'ün ...'dan kiraladığı, bu araç ile 12.12.2011 tarihinde Çağrı Metinöz'ün yanında oto yıkamacı olarak çalışan Cüneyt Aynacı'nın kaza yaptığı, aracın tamiratını gerçekleştiren Uyarlar servis sorumlusu Fatih Uyar'ın beyanına göre hasarlı aracı servise Özgür Akdağ'ın, dilekçeyi ise Özgür'ün yanında çalışan Hakkı isimli kişinin getirdiği, ...'ın bu olayı kabul etmediği, kazadan haberdar olmadığını beyan ettiği ancak araçların resmi devri yapılmaması sadece haricen devredilmesi ve kiraya verilmesi karşısında ...'ın hasardan sorumlu olması gerektiği kanaati bildirilmiştir.

10. Mahkemece, sanığın katılandan haricen satın aldığı ve oto kiralama işinde kullandığı 20 ATK 67 plaka sayılı araca ait kasko sigorta bedelini almak maksadıyla katılan adına ve onun yerine imza atmak suretiyle sahte belge düzenlediği ve kullandığı ve bu şekilde sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiştir.

A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteğine Göre Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;
Ön inceleme bölümünün birinci paragrafında belirtildiği üzere ...'ın dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği bu nedenle şikâyetçi vekilinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteğine Göre Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamına göre; suça konu sahte özel belgenin şikâyetçi Işık Sigorta A.Ş.'ye hangi tarihte ibraz edildiği kesin olarak tespit edilememekle birlikte, katılan ...'ın suça konu sahte özel belgede adına atılan imzanın kendisine ait olmadığını 30.01.2012 tarihli yazılı başvuru ile Işık Sigortaya iletmesi karşısında suç tarihinin en aleyhe yorumla 30.01.2012 olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğine Göre Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;

1.Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda,...plaka sayılı araçta aralık 2011 tarihinde meydana gelen hasarın kasko poliçesi kapsamında olmadığı halde sanık ...'ün sigortalı ... adına imza atılıp talepte bulunulması, hasarın suçtan zarar gören ...ye yüklenmesi suretiyle kendi hukuki sorumluluğundaki araçta oluşan hasarı başkasına yükleyen sanığın haksız menfaat temin ettiği, suçtan zarar gören tarafından yapılan araştırma sonucu aslında karşılamak zorunda olmadığı bedeli ödediğini fark eden sigorta şirketinin hasar miktarını katılana rücu ettiği mahkemece kabul edilmiş ise de, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından; öncelikle suç tarihinin belirlenmesi, sigorta şirketine zararı hangi tarihte karşıladığının, ödemeyi kime yaptığının sorulması, ayrıca ...plaka sayılı araca ilişkin ...tarafından düzenlenen poliçe sözleşmesi temin edilip poliçenin hangi tarihte başladığının, varsa kapsam dışında kalan zararlarının neler olduğunun tespiti ile sigorta şirketi temsilcisinin ayrıca katılan ...'ın şikayet dilekçesine ekli kaza tespit tutanağının düzenleyicileri Hasan Kadir Kerem Yılmaz ile Mustafa Doğmaz'ın, suçtan zarar gören Işık Sigorta A.Ş. tarafından ...Araştırma şirketine yaptırılan araştırma raporuna göre olaya ilişkin bilgileri olduğu anlaşılan Fatih Uyar, Cüneyt Aynacı ile ...'ın yanında çalışan Hakkı isimli kişinin kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilip verilmediği, kazaya ilişikin önemli bir hususun gizlenip gizlenmediği, sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunup olunmadığı, hasar miktarının olduğundan fazla gösterilip gösterilmediği, araç sanığın sorumluluğunda iken araçta meydana gelen hasarın sigorta kapsamında olmadığı halde sigorta şirketine ödettirilip ödettirilmediğin araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekiyorken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Şikâyetçi ... vekilinin Temyiz İsteğine Göre Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık Müdafiinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteğine Göre Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğine Göre Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.