SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2014/181 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;

1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3'er yıl hapis ve 24.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanıkların ayrı ayrı sundukları dilekçelerindeki temyiz istekleri; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediklerine, asıl mağdurun kendileri olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

1.Mahkemece; fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, suça konu 12.000,00 TL bedelli çekin 20.03.2012 olan keşide tarihini 20.08.2012 şeklinde tahrif ederek kendisinden aldıkları boya malzemeleri karşılığında katılan ...'a verdikleri, katılanın da TYM ... Şirketinin yetkilisi tanık K.Ç.ye verdiği, adı geçenin tahsil etmek istediğinde çekin tahrif edildiğinin anlaşıldığı, böylece atılı suçları işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.

3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu çek belgesinin örneği, ...Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporu, kurumların cevabi yazıları, katılanların ve tanıklar K.Ç., E.G., İ.K.nin beyanları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup çek aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

1.Sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanıkların çekteki tahrifatın kendileri tarafından yapılmadığını savunmaları, tahrifatın ne zaman yapıldığının belli olmaması, katılanlar ve tanık K.Ç.nin aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunmaları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından, katılanlar ve tanık K.Ç.nin yeniden beyanları alınarak önceki beyanları arasında mevcut bulunan çelişkinin giderilmeye çalışılması, katılan ...'nın sanık ... hakkındaki 08.10.2012 tarihli şikâyetine ilişkin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.10.2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine nazaran, bu katılana, suça konu çek ile ilgili açtığı bir hukuk davası bulunup bulunmadığının ve çeki sanıklara verip karşılığında mal alamadığını beyan etmesine rağmen neden daha önce ödemeden men talimatı vermediğinin sorulması, tanık K.Ç.nin, çeki katılan ...'dan 20.08.2012 keşide tarihiyle aldıktan sonra 2012 yılının Nisan ayında D.bankasına tahsile koyduğunu beyan etmesine nazaran anılan banka şubesinden bu beyanın doğruluğunun araştırılması, çekin ait olduğu banka şubesinden gerçek keşide tarihi ile tahrif edilmiş keşide tarihinde çek hesabında karşılık bulunup bulunmadığının, çekin hangi gerekçeyle ödenmediğinin, keşideci tarafından verilen bir ödemeden men talimatı ya da bu hususta bir mahkeme kararı olup olmadığının sorulması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,

2.Kabule göre de;
a) Katılanlar ...ve... hakkında 10.07.2014 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi karşısında, K.Ç.nin tanık sıfatında olduğu gözetilmeden katılan olarak dava ve duruşmalara kabul edilmesi,
b) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "30.04.2012" olarak gösterilmesi yerine "20.08.2012" şeklinde gösterilmesi,
c) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/181 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.