TUTUKLU

Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/221 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

1. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; dosya içerisinde önleme araması kararı bulunmadığı ve Cumhuriyet savcısına, tüm utuşturucu maddeler ele geçirildikten sonra haber verilip talimatların alındığı dikkate alınarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme araması kararı" ya da "adli arama kararı" veya "Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. "1" numaralı bozma nedeni uyarınca yapılacak araştırma neticesinde, önleme araması kararının bulunmadığının tespiti halinde; sanığın kolluk görevlilerince ilk durdurulduğu aşamada kendi rızası ile teslim ettiği 2 paket uyuşturucunun hukuka uygun olarak ele geçirildiği anlaşılsa da devamında sanığın
üzerinin detaylı bir şekilde aranması neticesinde 21 paket daha uyuşturucu ele geçirilmesi sırasında önleme araması kararı ya da adli arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri olmadan gerçekleştirildiğinden, söz konusu 21 paket uyuşturucunun hukuka aykırı şekilde ele geçirilmiş olduğu ve bu delilin hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, hukuka uygun olarak ele geçirilen uyuşturucu maddeler, sanığın savunmaları, 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi uyarınca alınan karara dayanılarak sanığın cep telefonu içerisinde bulunan görüşme kayıtları ve dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerledirilmesi neticesinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.