Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.

3.Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/304 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43,62,52,53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile ve delillerin takdirinde hata edilerek karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, iş mahkemesinde açılan tazminat davasından vazgeçilmesini sağlamaya yönelik şikâyette bulunulduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

1.Mahkemece; katılanın yetkilisi olduğu şirkette aşçı olarak çalışan sanığın, katılanın yemek ve içecek tedarik ettiği A... isimli iş yerine götürülen ürünlerin dağıtımından sorumlu olduğu, katılanın A... isimli iş yerine temin ettiği içecekleri Z... isimli iş yerinden aldığı, bu kapsamda sanığın Z... isimli iş yerinden katılanın şirketi adına aldığı içecekleri A... isimli iş yerine götürüp burada çalışan işçilere dağıtımını yaptığı, kendisine yaptığı iş nedeniyle teslim edilen bir kısım yiyecek ve içecekleri teslim amacı dışında tasarrufta bulunarak değişik zamanlarda evine götürdüğü, bu hususun sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir nedeni olmayan tanıklar E.A. ve A.U.nun beyanlarıyla ve ayrıca sanığın iş yerine ait araçtan kendi aracına kutu veya poşetlerle koyduğuna dair kamera görüntüleriyle sabit olduğu, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kamera ve fotoğraf görüntüleri ile bunlara dair bilirkişi raporu, fatura ve fesih ihbarname örnekleri, iş mahkemesi dosya örneği, katılanın ve tanıklar E.A., A.U., S.Y.nin beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

4.Uzlaştırma işlemlerinin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece atılı suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından sanığın savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.