Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.02.2022 tarihli ve 2021/2638 Esas, 2021/3447 Karar sayılı ek kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 100 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ek kararı ile hükmün davacı açısından kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tazminat isteme koşullarının oluştuğuna, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı karar verdiğine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/74463 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma suçu kapsamında 03.06.2021 tarihinde gözaltına alınıp aynı gün serbest bırakıldığı, bahse konu soruşturma dosyasının halen derdest olduğunun anlaşılması karşısında davacının CMK 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazminat talebine ilişkin yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsilik görülmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 10.02.2022 tarihli ek kararı ile kararın miktar itibariyle davacı bakımından kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 10.02.2022 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.