İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/172 Esas, 2020/9 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/333 Esas, 2020/357 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; dosya kapsamında yer alan delillere göre sanık hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından oy çokluğuyla bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
İddianamedeki anlatım, silahlı terör örgütü propagandası yapma suçuna hasredildiğinden, mahallinde Cumhurbaşkanına hakaret suçundan suç duyurusunda bulunulması mümkün görülmüştür.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsama göre; Facebook isimli sosyal paylaşım platformunda kendi adıyla herkesin erişimine açık şekilde oluşturduğu hesap üzerinden DAEŞ silahlı terör örgütüne ait flama bayrağını profil fotoğrafı olarak paylaştığı ve örgütün Türkiye emiri olduğu gerekçesiyle tutuklanan ... isimli şahsa ait gönderileri beğendiği, ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada da profil fotoğrafı olarak paylaşmış olduğu örgüte ait flama bayrağının ele geçirildiği anlaşılan sanığın eyleminin silahlı terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturacağı gözetilmeden mahkûmiyeti yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/333 Esas, 2020/357 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.