Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca suça konu eşyanın pek hafif değerde olduğu kabul edilerek sanığın cezasından indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 14.09.2013 günü ihbar üzerine kolluk görevlilerince oluşturulan uygulama noktasında durdurulan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta Şemdinli Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada kasa bölümünde bulunan 35 adet bidon içerisinden 1.750 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık ...'ın tüm aşamalarda suça konu akaryakıtın bulunduğu bidonları araca tanımadığı bir kişinin yüklediğini, içerisinde akaryakıt olduğunu bilmediğini beyan ettiği, bozma ilâmı üzerine ise yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.
3.Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri ise reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (10) numaralı bendin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.