HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; erteleme şartlarının oluşmadığına, araç müsaderesi hususunda hüküm kurulmadığına, kurum lehine fark vekâlet ücretinin hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 02.06.2013 tarihinde, ... mahallesi, ... kaçak motorin satışı yapıldığına dair ihbar üzerine saat 00: 30 da olay yerine intikal edildiği, ... marka tankerin içine uzanan hortuma bağlı santrifüjün görüldüğü, Kadirli Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/263 Değişik İş sayılı önleme arama kararına istinaden tankerde yapılan aramada 600 litre kaçak motorin ele geçirildiği, bu esnada sanığın olay yerine geldiği ve aracın kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, tanımadığı bir şahıstan ucuz olduğu için aldığını, mazotu taşıyacak bir bidonu olmadığı için, daha sonra gelip almak üzere garajda boş duran bir tankere mazotu yüklediğini, kaçak olduğunu bilmediğini kendi ihtiyacı için aldığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın 21.12.2020 tarihinde gümrüklenmiş değerin iki katını ödediğine dair makbuz dosya arasında bulunmaktadır.
Dosya içerisindeki 21.06.2013 tarihli Tübitak Mam raporuna göre ele geçen akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz, numunenin motorin esaslı olduğu, ancak solvent içerdiği, teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3/22. madde fıkrasının “3/23.” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasında yer alan "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alındığı, bu itibarla suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte sonradan yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. ve 5/2. maddelerinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığın kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hükümden önce Devlet Hazinesine ödemesi nedeniyle cezasında 1/2 yerine, 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla fazla ceza tayin edilmesi,
3.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek vekâlet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla hükmolunan vekâlet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.İddianame ile müsaderesi talep edilen kaçak eşya ile nakil aracı hususunda hüküm kurulmaması,
5.Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilip 18.04.2014 tarihinde denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında, dosya kapsamı ile bağdaşmayacak biçimde ve yanılgılı gerekçe ile "cezasının ertelenmesi halinde ilerde suç işlemekten çekineceği" gerekçesiyle 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.