Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, dava konusu kaçak sigaralarla ilgili hüküm kurulmadığına ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; sigaraların kaçak olduğunu ve eylemin suç olduğunu bilmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yolcusu bulunduğu otobüste önleme araması kararı ile yapılan aramada suça sürüklenen çocuğa ait 82 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmalarında; sigaraları satmak için aldığını belirtmiştir.

Suça sürüklenen çocuğa 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ek savunma hakkı tanınmıştır.

Suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 82 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması, sigaraların bandrolsüz olmaları, markaları, fiyatı ve satışa arz ediliş biçimleri itibarıyla kaçak olduklarının bilinmemesinin mümkün olmaması ile 5237 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmasına itibar etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla; kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Suça sürüklenen çocuğa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa ödeme halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeden ihtarat yapılmış ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan etmesi nedeniyle, ödeme gücü olmadığını ifade eden suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi husunda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.