SAYISI: 2021/İHK-35864

SAYISI: K-2021/122110

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi tanzim ettiği araç ile dava dışı aracın çarpışmamak için yön değiştirdiği esnada yaya konumundaki davacıya çarpması sonucu meydana gelen kaza sonucunda davacının Dokuz Eylül Üniversitesi'nden alınan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen raporuna göre %25 oranında malul kaldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL tazminatın sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, daha önce tahkime yapılan başvuru neticesinde verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, aynı konuda aynı taleple tarafları aynı olan bu dosyada kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kararda başvuru sahibi vekiline ödenecek vekalet ücretinin 1/5 oranında takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza ile ilgili davacı tarafından 2017.E.63350 sayılı dosyada başvuruda bulunulduğu ve verilen kararın kesinleştiği, bu davanın da aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayandığı belirtilerek davanın kesin hükümden bahisle reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu kaza ile ilgili davacı tarafından 2017.E.63350 sayılı dosyada başvuruda bulunulduğunu ve verilen kararın kesinleştiğini, bu davada da aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayandığı belirtilerek davanın kesin hükümden bahisle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nden alınan 19.12.2016 tarihli heyet raporunda davacının işgücü kaybı oranının %25 olarak belirlendiğini bu nedenle ilk başvuru sonucu yapılan ödemenin yeterli olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu kaza ile ilgili başvuru sahibi tarafından daha önce başvuruda bulunulduğu, 2017.E.63350 sayılı dosya kapsamında davanın kısmen kabulü ile 9.488,22 TL sürekli iş göremezlik zararının davalıdan tahsiline karar verildiği, söz konusu karar üzerine hem davacı hem de sigorta şirketi tarafından karara itiraz edildiği, 2018.İ.570 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararında tarafların itirazının reddine dair verilen kararın sigorta şirketi tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/8445 E. 2020/8967 K. sayılı dosyasında İtiraz Hakem Heyeti kararının kesin olduğu gerekçesi ile temyiz talebinin reddedildiği ve kararın Yargıtay incelemesi sonucu kesinleştiği, daha sonra 19.12.2016 tarihli rapora göre davacının maluliyet oranının %25 olarak belirlendiği, ödenen tazminatın yeterli olmadığı gerekçesi ile tekrar başvuru yapıldığı ancak HMK ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunuyorsa, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamayacığı, Uyuşmazlık Hakemi tarafından; dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunduğundan dava şartı yokluğu sebebiyle başvurunun reddine karar verilmiş olmasında bir hata olmadığı" gerekçesi ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 31.08.2021 tarih ve K-2021/122110 sayılı kararına davacı vekilinin yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nden alınan %18 oranındaki heyet raporu esas alınarak hükmedilen tazminat davacı tarafa ödenmiş ise de davacının Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında tespit edilen %25 oranındaki beden gücü kayıp oranına, aktif ve pasif dönem zarar sürelerine ve kusur durumuna göre ödenen bu miktarın yetersiz olduğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nden alınan 19.12.2016 tarihli heyet raporunda davacının işgücü kaybı oranının %25 olarak belirlendiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 nci maddesinin "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder” şeklinde düzenlendiğini, dolayısıyla dosya kapsamında uyuşmazlığın çözümlenmesi bakımından adli tıp raporuna ilişkin eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerektiğini, bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise red kararı verilebileceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Dosya kapsamından, dava konusu kaza nedeniyle davacının 2017E.63350 sayılı tahkim dosyasıyla başvuruda bulunduğu, davacının talep edebileceği tazminatın 53.115,49 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafça 36.505,00 TL ödeme yapıldığı, başvurunun kısmen kabulü ile 9.488,22 TL'nin tahsiline dair verilen kararın miktar nedeniyle kesin olduğu yönünde karar verildiği, davacının işbu başvurusunda ise ödemenin yetersizliği nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 109/3 hükmüne göre dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinden, ilk başvurunun kesin hüküm oluşturmaması nedeniyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.