İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2017/101 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2019/1846 Esas, 2021/826 Karar sayılı kararı ile: sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan incelemede: "teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nin 35. maddesinin uygulanması sırasında, katılanın yaralanmasının derecesi ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek üst sınıra yakın bir ceza yerine yazılı şekilde 12 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini, aleyhe istinaf bulunmadığından bozma ve davanın yeniden görülme nedeni yapılmamış, eleştiri ile yetinilmiştir. Hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmolunmamış ise de, madde ile düzenlenen hak yoksunluğu kazanılmış hak teşkil etmediğinden, kasten işlenen suçtan dolayı verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak infaz aşamasında uygulanması olanaklı görülmüştür.Hüküm fıkrasının teşebbüs nedeniyle uygulama yapılmasına ilişkin bentteki "35/2" ibaresinin çıkarılarak yerine "35/1-2" ibaresinin eklenmesine, haksız tahrik nedeniyle cezanın indirilmesine ilişkin bentteki "29" ibaresinden hemen sonra, takdiri indirim nedeniyle cezanın indirilmesine ilişkin bentteki "62" ibaresinden hemen sonra, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubuna ilişkin bentteki "63" ibaresinden hemen sonra ve suç eşyalarının müsaderesine ilişkin bentteki "54" ibaresinden hemen sonra ayrı ayrı "/1" ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin hükmolunan cezasından mahsubuna ilişkin bentteki "gözaltı" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yine yargı giderlerine ilişkin bentteki "eşit miktarda" ibaresinin çıkarılarak yerine "payları oranında" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suçun sabit olmadığına, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ... ve ailesi ile temyiz dışı sanık ... ve ailesi arasında eskiden beri süregelen husumet bulunduğu, suç tarihinde katılan ... ile temyiz dışı sanık ... ve eniştesi sanık ... arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga esnasında sanık ...'nin ise 166 cm uzunluğunda, yaklaşık 4-5 kg ağırlığında, 10 cm çapında öldürmeye elverişli kalın ağaç sopa ile katılan Abdulcabbar'ın başına vurarak katılan ...'ın temporal fraktür, epidural hematom, solda hemotimpaniuma ve sol kulakta duyma kabına neden olacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu ve söz konusu yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu, başında oluşan kırığın hayat fonksiyonlara etkisinin ağır (4) derecede bulunduğu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, olay nedeniyle sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2.Olaya ilişkin tutunaklar, adlî muayene raporları, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05/11/2018 tarihli rapor, sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları dava dosyası kapsamında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.11.2018 tarihli rapora göre yaranın niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde ve yaptırımın belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, olay esnasında katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli, 2019/1846 Esas, 2021/826 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.