İtirazın reddi

Şüpheli ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.06.2021 tarihli ve 2021/64355 Soruşturma, 2021/33424 Esas, 2021/26165 sayılı iddianame düzenlenmiştir. İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli iddianamenin değerlendirilmesi kararı ile şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan dava açılması için yeterli şüphenin bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca iade kararına itiraz edilmiş, itiraz üzerine, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/726 Değişik İş sayılı kararıyla, itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2022/4062 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/51854 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/51854 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheli hakkında bulundurma ruhsatlı silahını taşıdığı iddia edilerek 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dava açılması üzerine, şüphelinin adresinden dışarıya çıkmayarak silahını ateşlemesi konusundan dolayı şüpheli hakkında ayırma kararı verilerek tehdit suçundan ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan soruşturma yürütüldüğü, iddianame anlatımı ve dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden şüphelinin ruhsatlı silahını bulundurma amaçlı belirtilen alan dışına çıkarmadığı anlaşılmakla şüpheli hakkında üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dava açılması için yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, iade gerekçesinin yüklenen "suçun hukuki niteliğinin belirlenmesine" yönelik olduğu ve hukuki nitelendirme nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinde iddianamesinin iadesi müessesesi düzenlenmiştir. Bu kurumla, kamu davasının açılmasından evvel kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması amaçlanmaktadır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirtilemektedir. Ceza muhakemesinde yaptığı soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet savcısının, sonuç çıkarma aşamasında suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır. Buna göre yapılan soruşturma sonucunda, tipik fiilin, Kanun’un hangi maddesindeki suçu oluşturduğunu Cumhuriyet savcısı gösterecek, ancak hakim, bu gösterim ile bağlı olmayacaktır. Hakim, hükmünü, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verecektir. Hakimin, Cumhuriyet savcısının yaptığı nitelendirme ile bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönde de iade edemeyeceği 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.

3. İnceleme konusu somut olayda; İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesince "...şüphelinin ruhsatlı silahını bulundurma amaçlı belirtilen alan dışına çıkarmadığı anlaşılmakla şüpheli hakkında üzerinde atılı 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan dava açılması için yeterli şüphenin bulunmadığı.." gerekçesiyle 18.06.2021 tarihli iddianame iade edilmiş ise de, mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suça konu eylemin hukuki vasıflandırmasının yapılmasının gerektiği anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesince iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/726 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.