Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; eşyanın değeri nedeniyle cezada indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik ceza tayini yoluna gidildiğine, tüm sigaralar yerine sadece adlî emanette kayıtlı olanların müsaderesine hükmedildiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
Olay tarihinde devriye görevlerini ifa eden kolluk görevlilerinin 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğu iş merkezi önünde elinde siyah ve pembe poşetlerle yürürken gördükleri ve poşetlerde ne olduğunu sordukları, suça sürüklenen çocuğun kaçak sigara olduğu cevabını vermesi üzerine, kolluk görevlilerinin suça sürüklenen çocuğun elindeki poşetleri açarak poşetlerde bulunan 66 karton kaçak sigarayı ele geçirdikleri anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen aşamalardaki savunmalarında; ele geçen kaçak sigaraları çobanlarına götürmek için aldığını, ticari amacının bulunmadığını belirtmiştir.
Arama işleminin 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamına geldiği, kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilen suça sürüklenen çocuğa müdahale edilerek elindeki siyah ve pembe renkli poşetlerde gümrük kaçağı sigaraların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; ilk bakışta suça sürüklenen çocuğun elindeki poşetlerde kaçak sigara bulunduğunun anlaşılamadığı, gümrük kaçağı sigaraların kolluk görevlilerince poşette yapılan ve arama işlemi olarak değerlendirilen incelemenin ardından ele geçirildiği cihetle; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihli ve 2019/19-569 Esas, 2022/10 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda, somut olayda suça sürüklenen çocuk ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, suça sürüklenen çocuğun atılı suça ilişkin inkarı karşısında suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun atılı kaçakçılık suçundan beraati yerine yazılı mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Dava konusu kaçak sigaraların tamamının müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yalnızca adlî emanette kayıtlı bulunanların müsaderesi ile yetinilmesi ve dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.