Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2013/180 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 11.06.2020 tarihli ve 2017/17458 Esas, 2020/5469 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Sanığın, katılan ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden yaptığı sözleşme uyarınca katılana teslim edeceği 26.496 TL bedelli makina karşılığında kendisinden 7.500 TL bedelli ve imzalı çekle birlikte 19.000 TL bedelli imzasız avans çekini aldığı, işin tamamlanıp teslimatın yapılmasını takiben katılan tarafından imzasız olarak verilen çekin imzalanacağı konusunda tarafların anlaştıkları, akabinde sanığın anlaşma doğrultusunda edimini yerine getirmediği hâlde, kendisine imzasız şekilde verilen 19.000 TL bedelli çekin keşideci kısmına sahte imza atarak bu çeki piyasaya sürmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış, bozma ilâmı doğrultusunda, suç konu çek aslı mahkemesince incelenmiş, unsurlarının tam olduğu gözlemlenmiş, sanığın çeki imzalayıp işleme koymuş olduğuna dair açıklaması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, atılı suçun sübutu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararı verilmiştir.
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararında sanık müdafiî tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.