Sanık hakkında, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/26 Esas, 2020/242 Karar sayılı ilamı ile kardeşi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sonuç olarak 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin olarak karar verildiği, ancak kararın sanık müdafii ve müştekiye tebliğine ilişkin mazbataya " mahkememize verilecek dilekçe aracılığıyla 15 gün içinde mahkememize temyiz hakkınız vardır." ibaresinin eklendiği, kararın bu ihtarat ile sanık müdafiine ve müştekiye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü
temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.10.2020 tarihli ve 2019/26 Esas, 2020/242 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile: sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanık hakkında meşru müdafaa hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Müşteki ... ve sanık ...’ın kardeş oldukları, olay tarihi olan 07/08/2016 tarihinde sanığın, müşteki olan kardeşi ve babasının birlikte yaşadıkları evin karşısında bulunan Abdullah Bağış parkında oturduğu esnada sanığı gören babası ve müştekinin sanığın yanına geldikleri, burada sanığın babasının sanığa yönelik ailevi meseleler nedeniyle nasihatte bulunduğu, bunun üzerine sanığın babası ile tartışmaya başladığı ve onun üzerine yürümeye kalkıştığı, bunu gören müştekinin ise sanığa yumruk vurduğu ve olay yerinden gitmek için arkasını döndüğü esnada sanığın yanında bulunan bıçak ile arkası dönük olan müştekiyi sırt bölgesinden dört boyun bölgesinden bir olmak üzere toplamda beş bıçak darbesiyle yaraladığı, bu esnada sanığın babasının daha önceden haber verdiği müşteki ve sanığın ortak kardeşleri olan ...’ın olay yerine gelmesiyle kavganın son bulduğu, olay nedeniyle sanık hakkında kardeşi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2. Olaya ilişkin tutanaklar, uzmanlık raporu, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu Siirt Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20.12.2019 tarihli rapor, sanık hakkında Adli Tıp Kurumu Siirt Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.12.2016 tarihli rapor, genel adli muayene raporları, sanığın savunmaları, müşteki ve tanıkların beyanları dava dosyası kapsamında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
1.Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Siirt Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 20.12.2019 tarihli rapora göre mağdurun boynunda 2 cm'lik, sırtında 2-3 cm'lik 4 ayrı kesi bulunduğu, sırtındaki yaraların toraksa nafiz olduğu ve pnömotoraksa neden olduğu, yaraların tamamı birlikte değerlendirildiğinde kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sebebiyet verdiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza belirlenirken makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.