İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/82 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müşteki ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 54 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye, karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/2974 Esas, 2021/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, sübuta, eksik incelemeye, suç vasfına, haksız tahrike, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu’na ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile müşteki arasında daha önce Suriye ülkesinde iken müştekinin ağabeyinin sanığın amcasını öldürmesi sebebiyle husumet bulunduğunun sabit olduğu, olay tarihinde sanığın öldürmeye elverişli keser ile müştekinin hayati bölgesine vurarak yaraladığının mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; olay günü müştekinin eşi ... ell ... ile birlikte ... ilçesinde evlerine doğru giderken sanığın karşılarına çıkarak müştekiye "hoş geldin ..." diye seslenip elinde bulunan keserin kesici kısmı ile müştekinin kafasına vurmak suretiyle yaralaması üzerine müştekinin koşarak olay yerinden kaçtığı, sanığın ise müştekiyi uzun süre kovaladığı, müştekinin adının ... olmasına rağmen sanığın müştekiye ... diye seslenmesinin nedeninin müştekinin ve tanığın beyanlarından da anlaşılacağı üzere müştekinin ağabeyi tarafından öldürülen sanığın amcasının adının ... olduğu ve onun intikamını almak için öyle seslendiği anlaşılmış, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 10.12.2018 tarih, 1739 sayılı doktor raporundan anlaşılacağı üzere; müştekinin hayati tehlike geçirdiği yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücudunda meydana gelen kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarını ağır(4) derecede etkilediği, müştekinin hayati bölgesi olan başına aldığı tek bir darbenin bile hayatını sona erdirmeye yetecek nitelikte olması, müştekinin kaçması sebebiyle sanığın eylemini devam ettirememesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın müştekiye yönelik "Kan Gütmek Saiki ile Kasten Öldürmeye Teşebbüs" suçunu işlediğinin mahkemesince kabul edildiği, anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, teşebbüsteki ceza miktarına ilişkin eleştiri dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, teşebbüs nedeniyle tayin olunan cezanın aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince eleştiri konusu yapılmasının yerinde olduğu, müştekiden sanığa yönelen herhangi bir haksız saldırı, söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/2974 Esas, 2021/421 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.