Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; hakkında fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.06.2013 tarihli ve 2013/747 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yapılan aramada toplam 2.040 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53,54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen akaryakıtı kullanmak amacıyla satın aldığını, ticari amacının olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.
Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 19.06.2013 tarihli ulusal marker tespit tutanağına ve 24.09.2013 tarihli ...-PAL raporuna göre yapılan ölçümlerde ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 7.342,98 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda 2.040 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi ve sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
2. Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükme "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine", paragrafının eklenmesi ve 11 numaralı tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragraftan ''verilen cezanın'' ibaresinin çıkarılması ile yerine gelmek üzere hükme ''hapis cezasının'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.