Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.08.2012 tarihinde davacının yolcusu olduğu motosiklet ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) olmayan aracın çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, davacının kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığını, davalıya yapılan başvuruya olumsuz cevap verildiğini, davalıya ilk müracaat tarihi olan 26.12.2014 tarihinde tümerredün oluştuğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın 30.08.2012 tarihinde meydana geldiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, kazaya karışan araçların kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesinin bulunup bulunmadığının Sigorta Bilgi Merkezinden sorulmasının gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kurumun iş bu davadan önce temerrüde düşmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmaması nedeni ile Güvence Hesabının teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 94.513,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 25.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 18 yaşından itibaren gelir elde edebilecek olan 14 yaşındaki davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu, motosikletin arkasında iki yolcu bulunduğunu, istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüde düşürülmeyen müvekkili kurumun faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurumun dava öncesinde temerrüde düşürüldüğü, temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, 14 yaşındaki davacı için kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının motosiklete istiap haddini aşacak biçimde binmesinin ve kask takmamasının zararın artmasına neden olduğu anlaşılamadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesap raporunun denetime elverişli olmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortalı araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması mahkemece kabul edilmemiştir.
Somut olayda; araç tescil belgesine göre motosikletin azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 2 kişi olmasına rağmen araçta 3 kişi bulunduğu hususu ile ehliyetsiz sürücünün aracına binmiş olduğu hususu trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir.
Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan ve ehliyetsiz sürücünün kullandığı araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın doğumunda ve artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.