Tebliğname No: 3 - 2012/137896
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Sanıklar A.. E.. ve M.. Ç.. müdafii her ne kadar temyiz dilekçesine bu sanıkların adını yazmışsa da dilekçe kapsamına göre yalnızca sanıklar İ.. Ç.. ve İ.. E.. (İsa oğlu) haklarında kurulan hükümleri temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede,
İddianamede sanıklar hakkında uygulanması talep edilen TCK’nin 29. maddesinin uygulanmaması için ek savunma hakkı verilmemesi hususu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17/12/2013 tarih, 2012/1479 Esas, 2013/611 Karar sayılı ilamı karşısında bozma sebebi yapılmayarak tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanıkların eylemine uyan TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca hapis cezasının 5 yıldan az olamayacağı cihetle CMK'nin 196/2. maddesi gereğince sanıkların istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceklerinin gözetilmemesi,
2) Mağdurların tüm tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek ilgili ihtisas dairesinden mevcut yaralanmalarının yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda yeniden rapor aldırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturmayla yetersiz raporlarla hüküm kurulması,
3) Tanıklar H.. D.., Yusuf Direk, Salih Çelik ve Hasan Alpak kovuşturma aşamasında tekrar dinlenerek sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik kovuşturmayla hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca talebe uygun olarak BOZULMASINA, 28/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.