Taraflar arasındaki 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca davalı adına yapılan, kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazların Hazine adına orman vasfı ile tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.3402 ... Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca dava konusu köyde yapılan çalışmalar sonucu 157 ada 15 parsel ... taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, davalı ...'ın kullanımında bulunduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Yörede 1994 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu kısım tümüyle orman sınırları içerisinde bırakılmış yapılan bu tahdide karşı süresi içinde dava açılmaması nedeniyle tahdit kesinleşmiştir.
2.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesinde 3402 ... Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 157 ada 15 parsel ... taşınmazın yörede 1994 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmaları sonucu orman sınırları içerisinde bırakılmasına rağmen tarla vasfıyla Hazine adına tespitinin yapıldığını, davalı adına da kullanıcı şerhi verildiğini beyanla kesinleşmiş tahdit içinde kalan dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Bursa Kadastro Mahkemesi 15.09.2020 tarihli ve 2019/26 Esas, 2020/70 Karar ... kararında, "bilirkişilerin raporlarında taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının 20-25 yaşlarında olduğunu, hava fotoğraflarında, memleket haritasında ve orman kadastrosu evrakında taşınmazın tamamının orman olduğu, parselin bunlara uygulanması sonucunda öncesinde orman olarak yer aldığı, 2001 yılı memleket haritasında zeytinlik olarak işaretlendiği, orman kadastrosu yönünden de 1994 yılında kesinleşen kadastro uyarınca orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1943 ve 1974 yıllarında çekilen hava fotoğraflarında ormanlık alan 1997 yılında çekilen hava fotoğrafında zeytinlik alan olarak görüldüğü, meşcere haritasında ziraat alanı ile rumuzlandığı belirtilerek taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, bu haliyle özel mülkiyete konu olamayacağı, orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescili gerektiğini bildirdikleri, incelenen harita ve fotoğraflardan mütalanın oluşa uygun olduğu, her ne kadar diğer davalılara yönelik dava açılmış ise de, kadastro davaları tespite itiraz davası olarak görüldüğünden yalnızca tutanak üzerinden malik olarak görülen kişi ve varsa sınırlı hak sahipleri ve lehdarlara yöneltilebileceği, buna göre tutanakta kullanıcı olarak ... yer almış olmakla, Hazine ve ... dışındaki davalılar ... aleyhine açılan davaların husumet yönünden reddi gerektiği" gerekçesiyle ... ve Hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile tutanağın iptaline, çekişmeli 157 ada 15 nolu taşınmazın kullanıcı şerhinin kaldırılarak orman niteliği ile Hazine adına tesciline, diğer davalılara yönelik davanın husumet nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kadastro Müdürlüğünce Orman Bölge Müdürlüğüne yazı yazıldığını, Orman İşletme Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Şefliğinin yazısında çalışmalarda görevlendirilecek personele ilişkin görevlendirme yapıldığı, yazı ekinde Kadastro Müdürlüğünce herhangi bilgi ve belge gönderilmediğinin anlaşıldığını, yapılan incelemede Orman Kadastro Komisyonları marifetiyle kesinleştirilen orman sınırlarına ait bilgi, belge, zabıt ve haritaların gönderilmediği, çalışmaların kapsamında yer alan taşınmazların orman sınırları ile ilgili olmadığı değerlendirilerek sınırlandırma ve tespitlerin yapıldığını, müvekkili kurumca davacı idareye yazılan yazılara cevap verilmeyerek davaya sebebiyet verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/1374 Esas, 2021/640 Karar ... kararında, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken, idari işlem yoluyla oluşan kadastro tutanağının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri K'anunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, taşınmazın orman vasfında olmadığı ve böylece Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesinde
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 ... Kanun'un 36 ncı maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmü gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.