Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesince 02.07.2014 tarihli ve 2014/248 Esas, 2014/306 sayılı yetkisizlik kararının verilmesi ve Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince 23.10.2014 tarihli ve 2014/872 Esas, 2014/650 sayılı karşı yetkisizlik kararının verilmesi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesince Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına dair 05.03.2015 tarihli ve 2015/2907, 2015/7944 sayılı kararın verildiği,
2. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/645 sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçun işlendiği yerin İstanbul olduğuna, yetkisiz mahkemece karar verildiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması ve şikâyetçinin zararının giderildiği tarihin tam olarak tespiti yapılarak, aynı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezada indirim uygulanması gerekip gerekmediği hususu değerlendirilmeyip, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada indirim uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Sanığın yetkilisi olduğu ... Grup Satış Pazarlama Ticaret Limited Şirketine ait cep telefonundan mağdura, 27.04.2013 tarihinde "Tebrikler, değerli müşterimiz, 4 büyük takımın taraftar formasından birini hediye olarak kazandınız." şeklinde bir adet mesaj geldiği, mağdurun mesaj gelen telefon numarasını aradığı, telefonu açan şahsın herhangi bir para talep etmediklerini söyleyip, formanın gönderilmesi için mağdura kredi kartı bilgilerini, T.C. kimlik numarasını vermesini ve cep telefonuna gelen kod numarasını okumasını istediği, bilgileri karşı tarafla paylaşan mağdura kredi kartı ile 290,00 Türk lirası tutarlı harcama yapıldığı, sanığın böylece dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur tarafından davaya konu...Telekom İstanbul isimli işletmeden 290,00 Türk lirası harcama yapıldığına dair kredi kartı dönem içi hareketleri gösterir ekran çıktısı dosyaya eklenmiştir.
3. Mağdur 24.05.2016 tarihli ilk duruşmadaki beyanında, şikâyetten kısa bir süre sonra zararının giderildiğini belirterek, şikâyetten vazgeçmiştir.
4. Mahkemece sanığın iddia konusu eylemi kabullenip, mağdurun zararını karşılaması karşısında, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 05.03.2015 tarihli ve 2015/2907, 2015/7944 sayılı kararı ile Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yetkili olduğu tespit edildiğinden sanığın yetkiyle ilgili temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın yetkilisi olduğu ... Grup Satış Pazarlama Ticaret Limited Şirketine ait cep telefonundan mağdura, 27.04.2013 tarihinde "Tebrikler, değerli müşterimiz, 4 büyük takımın taraftar formasından birini hediye olarak kazandınız." şeklinde bir adet mesaj geldiği, mağdurun mesaj gelen telefon numarasını aradığı, telefonu açan şahsın herhangi bir para talep etmediklerini söyleyip, formanın gönderilmesi için mağdura kredi kartı bilgilerini, T.C. kimlik numarasını vermesini ve cep telefonuna gelen kod numarasını okumasını istediği, bilgileri karşı tarafla paylaşan mağdurun kredi kartı ile 290,00 Türk lirası tutarlı harcama yaptığı, sanığın böylece dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın savunması, mağdur beyanları, kredi kartından yapılan harcamayı gösterir ekran görüntüsü çıktısı ve dosya kapsamına göre; mağdura ait kart bilgilerini kullanarak haksız menfaat temin edildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı" gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş,
3. Kabule göre de;
A. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
B. Mağdurun 24.06.2015 tarihli 1. duruşmada, şikayetçi olduktan kısa bir süre sonra zararının giderildiği beyan ettiği anlaşılmakla mağdura bu husus ayrıntılı bir şekilde sorulup, zararın giderildiği tarih tam olarak tespit edilerek, 5237 sayılı Kanun'un168 inci maddesinin birinci fıkrası uygulanması gerekip gerekmediği hususu değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/645 Sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.