1-... Vekili Avukat ... 2-... 3-... 4-... vekili Avukat... 5-...Nak. Turz. Taah. Teks. Temz. Hizm. Tic. San. Ltd. Şti. Vekili Avukat ...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı ...Nak. Turz. Taah. Teks. Temz. Hizm. Tic. San. Ltd. Şti.vekili, davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı... Endüstriyel Temizlik Ürünleri ve İhtiyaç Mad. San.Tic.Ltd.Şti. arasında düzenlenen 28.02.2014 tarihli 16.06.2015 vadeli bonoya davalı ...'un müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, vade tarihi gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17411 Esas sayılı takip dosyası ile yapılan takipte alacağı karşılayacak miktarda menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığını, mevcut malvarlığı değerinin rehinleri dahi karşılamadığını, davalı borçlunun takipten birkaç gün önce malvarlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptığını, dava konusu taşınmazlarını alacaklılarından mal kaçırma kastıyla diğer davalılara devrettiğini belirterek, taşınmazların devrine ilişkin bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı borçlu ...'u tanımadığını, ilgili taşınmazı arkadaşı Murat'a vekalet verip aldığını, taşınmazın alım satımının gerçek olduğunu, taşınmazın borcunun olduğundan haberinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...Nak. Tur.Tah.Tekstil Temizlik Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu taşınmazı birikimlerini değerlendirerek ve değerini ödeyerek iyi niyetle iktisap ettiğini, tapuda satış bedelinin düşük gösterilmediğini, gösterilse bile bunun tek başına aleyhe bir delil sayılamayacağını, ortada mal kaçırmak maksadıyla yapılmış bir satış işleminin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu daireyi satın alabilecek mali güce sahip olduğunu, ...'u tanımadığını, herhangi bir akrabalığının veya tanışıklığının olmadığını, satış işleminin vekil aracılığıyla yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
4.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı tapuda görünen satış bedelinde almadığını, taşınmaz için ...'a 50.000,00 TL verdiğini ve ipotek borcunu üstlendiğini, İrfan Karakuşu tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tapuda yazılı gerçek değerleri üzerinden devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kısım davalıların nüfusa kayıtlı olduğu yer itibariyle irtibatlı olabilecekleri düşünülecek olsa da, taşınmazların devir tarihindeki değeri ile devredildikleri değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, davalı ...'ın adı geçen davalılar ile irtibat içinde ve alacaklıları açıkça zarara uğratmak kastıyla hareket ettiklerinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davacının davalılar ..., ... ve ...'e yönelen davasının reddine, davaya konu diğer taşınmazın (İstanbul İli, Esenler İlçesi, ...Mahallesinde bulunan 1082 ada 14 parsel sayılı taşınmazda ki 14 nolu bağımsız bölüm) takip tarihinden 2 gün önce devredildiği, davalı ...Nakliyat ile davalı ...'un sahibi olduğu dava dışı... Endüstriyel firması arasındaki ticari ilişkinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu suretle davalı ... ile diğer davalının açıkça alacaklıları zarara uğratmak kastıyla hareket ettikleri sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının diğer davalılara yönelen davasının kabulüne, dava konusu ... ...Mahallesi, 1082 ada, 14 parsel sayılı 43/100 000 arsa paylı blok A/7 Zemin kat 14 No'lu bağımsız bölüme ilişkin davalılar ... ile ...Nakliyat Turizm Taahhüt Tekstil Temizlik Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi arasındaki taşınmazın devri sonucunu doğuran tasarrufun İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17411 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nün 2015/17411 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferilerini tahsil hususunda taşınmaz üzerinde haciz ve satış (cebri icra) yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...Nak. Turz. Taah. Teks. Temz. Hizm. Tic. San. Ltd. Şti.vekili, davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tasarrufun iptali koşulları mevcut olduğu halde bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ...Nak. Turz. Taah. Teks. Temz. Hizm. Tic. San. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili yönünden tasarrufun iptali koşulları mevcut olmadığı halde müvekkili hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili davalı borçluya karşı açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda reddedilen dava konusu taşınmazlar yönünden davalı borçlu müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
4.Davalı ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda davalı ...'in vekil bilgisi yer almamakta ise de vekaletnamesi dava dosyasında bulunduğundan ve davalılar arasında kendi aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından vekalet ücretine ilişkin kararın hatalı bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu davalı ... ile davalı ... arasında, borçlu davalı ... ile davalı ... ... arasında ve yine borçlu davalı ... ile davalı ... arasında yapılan tasarruf işlemlerinde, tasarrufa konu taşınmazların tasarruf tarihlerindeki değeri ile aynı tarihteki rayiç değerleri arasında fahiş fark bulunmadığı, davalıların irtibat içinde ve alacaklıları açıkça zarara uğratmak kastıyla hareket ettiklerinin davacı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle mahkemece bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davalı ...Nakiyat ile davalı ... ve onun sahibi olduğu dava dışı... Endüstriyel firması arasındaki ticari ilişkinin bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğu, açıkça alacaklıları zarara uğratma amacını taşıdığı ve bu davalı ile yapılan tasarrufun iptali koşullarının gerçekleştiğine ilişkin mahkemenin bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar vermesinde de herhangi bir isabetsizlik görülemediği, davalı ... ile davalı ... arasında, davalı ... ile davalı ... arasında ve yine davalı ... ile davalı ... arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu, davalılar ..., ... ve ... yönünden iptali istenen tasarrufların farklı tasarruflar olup, birbiri ile ilişkili olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilen ve kendini davada vekil ile temsil ettiren her bir ihtiyari dava arkadaşı için, kendisi ile ilgili olan mecburi dava arkadaşı da gözetilerek ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacı vekilinin ve davalı ...Nak. Tur. Taah. Tekstil Temizlik Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b/1 uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1/b-2 uyarınca kabulüne, istinafa konu Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.11.2018 2015/638 E., 2018/518 K. sayılı kararının HMK m.353/1-b/2 uyarınca kaldırılmasına, davacının davalılar ..., ... ve ...'e yönelen davasının reddine, davacının diğer davalılara yönelen davasının kabulü ile dava konusu ... ...Mahallesi, 1082 ada, 14 parsel sayılı 43/100 000 arsa paylı blok A/7 Zemin kat 14 No'lu bağımsız bölüme ilişkin davalılar ... ile ...Nakliyat Turizm Taahhüt Tekstil Temizlik Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi arasındaki taşınmazın devri sonucunu doğuran tasarrufun İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17411 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline; davacıya İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17411 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferilerini tahsil hususunda taşınmaz üzerinde haciz ve satış (cebri icra) yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalı aleyhine başlattıkları icra takibinden sadece 2 -3 gün önce diğer davalılar ..., ... ve ...'e devredildiğini, davalı ...'in Diyarbakır'da ikamet ederken İstanbul'da bulunan bir taşınmazı almasının açıklanamayacağını, kendisi devlet memuru olduğundan mal beyanında bulunmakla yükümlü olduğundan mal beyanı bildirimi ile dökümünün istenmesine karar verilmesi gerektiğini, davalı alıcı ...’nun vekili ... ...ile davalı borçlunun aynı yer doğumlu olduğunu, davalı ...'in dava konusu taşınmazı takip tarihinden bir gün önce satın aldığını, taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli fark bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
İcra ve İflas Kanunu’nun 280/1. maddesi “mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir.” ..hükmünü amirdir. Davalı üçüncü kişi ... ile davalı borçlu ...’un aynı köy nüfusuna (Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü) kayıtlı oldukları, aralarındaki tasarruf işlemlerinin davacı alacaklı 17 Haziran 2015 tarihinde takibe geçtikten bir gün sonra 18 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Adı geçen davalı üçüncü kişi İstanbul ilinde ikamet ettiği halde Tekirdağ ilinde bulunan iki taşınmazı aynı gün satın almıştır. Aynı köy nüfusuna kayıtlı olduklarına göre davalı borçlu ile davalı üçüncü kişinin birbirlerini tasarruf tarihinden önce tanıdıkları açık olduğu gibi icra takibinden hemen sonra üstelik iki taşınmazın aynı gün birlikte satılması da davalı üçüncü kişinin davalı borçlunun ızrar kastını bildiğini göstermektedir. Nitekim Dairemizle birleşen Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin aynı köy nüfusuna kayıtlı kişiler arasında yapılan tasarruf işlemlerinin İcra ve İflas Kanunu’nun 280/1 maddesi uyarınca iptale tabi olduğuna ilişkin pek çok kararı bulunmaktadır. (19.2.2013 tarih 2012/4305-2013/1954; 19.12.2011 tarih 2011/4906-2011/12503). Hal böyle olunca, dava konusu 45 ve 47 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar yönünden açılan tasarrufun iptali davasının da kabulünün gerektiğini düşündüğümden bölge adliye mahkemesince verilen kararın tümden onanması yönünde tezahür eden çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.