HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yokluğunda verilen gerekçeli karara ilişkin tebligatın sanığın bildirdiği en son adresine gönderildiği ve sanığın bu adresten taşındığı gerekçesiyle 18.05.2015 tarihinde merciine iade edildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan sorgulamada sanığın bu tarihte Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu gözetilmeksizin, iade üzerine sanığın adres kayıt sistemindeki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gerçekleştirilen tebliğin usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın asıl karara yönelik 30.05.2016 tarihli başvurusunun 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğin usulüne uygun olduğuna ve sanığın temyiz isteminin reddine dair 30.03.2017 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle ve 1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca "...temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik Temyiz Mahkemesinden bu hususta bir karar verilmesini taleb edebilir" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak kanun yolunun itiraz olarak gösterildiği anlaşılmakla; bu tarihten sonra Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19.04.2017 ve 19.06.2017 tarihli itirazın reddine ile 12.05.2017 ve 20.07.2017 tarihli karar vermeye yer olmadığına, ayrıca Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 01.06.2017 ve 09.08.2017 tarihli karar vermeye yer olmadığına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesi gözetilerek hukuki değerden yoksun olduğu, 1412 sayılı Kanun'un Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında şikâyetçi ... Ç.'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında şikâyetçiler ... E. ve ... ... K.'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43,62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkemece 30.03.2017 tarihli ek karar ile sanığın temyiz başvurusu hakkında ret kararı verilmiştir.
4. Sanığın infaz aşamasında yapmış olduğu başvurular neticesinde Mahkemece infaz durdurularak dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, kararın yokluğunda verildiğine, gerekçeli karara ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığına ve bu nedenle tarafına temyiz hakkı verilerek usul ve yasaya aykırı olan mahkûmiyet kararının bozulmasına vesaire ilişkindir.
Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan şikâyetçiler ... E. ve ... ... K.'nin suç tarihinde devriye görevini ifa ettikleri esnada bir bankamatiğin önünde alkol almakta olan ve kendisine ait bisikleti tekmeleyen sanık ile karşılaştıkları, şikâyetçilerin sanığa sorunun ne olduğunu sordukları, sanığın "Ne olacak a... koyayım, arabamı bağladınız." dediği, şikâyetçi ... E.'nin sanığa arabasını kimin ne zaman bağladığını sorması üzerine sanığın "Sizin ananızı avradınızı g... sinkaf edeyim, o... çocukları." şeklinde hakaret ettiği, bunun üzerine şikayetçilerin, hakkında işlem yapmak üzere sanığı polis merkezine davet ettikleri, sanığın şikayetçilere direnmesi üzerine olay yerine takviye polis ekibi çağrıldığı, şikâyetçilerin kademeli olarak zor kullanma yetkilerini kullanarak sanığı polis merkezine götürdükleri, sanığın burada şikâyetçiler ..... ve ... .....'ye sinkaflı sözlerle hakaret etmeye devam ettiği, polis merkezinde nöbetçi amir olan şikâyetçi ....'nin sanığa sessiz olmasını ve bir sorun varsa çözeceklerini söylemesi üzerine sanığın şikâyetçi .....'ye "Sen memurlarını koruyorsun, sen de şerefsizsin, senin de ananı avradını sinkaf ederim." dediği Mahkemece kabul edilmiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 07.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.