B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre; Hanak Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2012 tarihli ve 2012/31 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Hanak Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2013 tarihli ve 2012/62 Esas, 2013/52 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/24523 Esas, 2017/26139 Karar sayılı ilamıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Uzlaştırmanın sağlanamaması üzerine Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli ve 2018/18 Esas, 2018/219 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi; hayvancılıkla uğraşmadığına, fırın işlettiğine, yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğine, hakkında hüküm kurulurken lehe hükümlerin de tatbik edilmediğine ilişkindir.
1.Katılanların ... ilinden 28.02.2012 tarihinde hayvan almak için ...iline geldikleri, sanığın burada başkasına ait hayvanları kendisine aitmiş gibi göstererek 68 adet büyükbaş hayvan için 105.000,00 TL ye anlaştıkları, sanığın katılanlardan 39.200,00 TL menfaat temin ettiği, hayvanların sigorta işlemlerini yaptıracağı ve nakliye araçları ayarlayacağı şeklinde telefon görüşmeleri yaparak katılanlar nezdinde güven oluşturarak oyaladığı, katılanları hayvan yüklü araçların çevre yoluna geleceğine inandırarak oraya yönlendirdiği ve akabinde ortadan kaybolduğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, oluş ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.