İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan ceza, Bölge Adliye Mahkemesince artırıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/1113 Esas ve 2021/607 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3.140 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/1099 Esas, 2021/2274 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, "...Hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin (3.) bendinin hükümden çıkarılması, 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin (4.) bendindeki "5 ay 7 gün" ibaresinin, "10 ay 25 gün" şeklinde ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin (6.) bendinin "suçun işleniş şekli, sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının, 52/3. maddesi gereğince 325 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 6.500. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanunun 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (f) bentleri gereğince, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri; delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, katılanın haksız eylemleri sonucunda olayın meydana geldiğine, haksız tahrik hükmünün gerekçe gösterilmeksizin uygulanmamasının hatalı olduğuna, verilen cezanın orantısız olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
1. Katılanın Eskişehir Büyükşehir Belediyesine bağlı taşeron firmada tır şoförü olarak çalıştığı, olay günü iş yerinden çıktıktan sonra aynı firmada birlikte çalıştığı sanık ile tartışmaya başladıkları, katılanın sanığa kocakır piknik alanına gidip orada konuşalım dediği, birlikte kocakır piknik alanına gittikleri, burada tartışmaya devam ettikleri, tartışma sırasında sanığın kafasıyla katılanın burnuna vurduğu, yere düşen katılanın yüzüne tekme ile de vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, kolluk görevlilerince tanzim olunan tutanaklar, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 12.03.2020 tarihli raporu dava dosyasına eklenmiştir.
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup bölge adliye mahkemesi tarafından “delil değerlendirmesi yapılması suretiyle” karar verilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, yerel mahkemenin aksine uygulama yapılmasına karar verilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması yerine, yazılı biçimde duruşma açılmadan delil değerlendirilmesi yapılmak suretiyle, 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün kaldırılması ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/1099 Esas, 2021/2274 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.