Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı borçlu ... aleyhine bireysel kredi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının tahsili amacıyla icra takipleri başlatıldığını ve icra takipleri kapsamında davalı ...'nin maaşına haciz konulmasına karar verildiğini, maaş haczi yazısına verilen cevapta müvekkilinin alacaklı olduğu Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2759 sayılı dosyasının 5. sırada, 2014/2519 sayılı dosyasının 6. sırada ve 2014/3819 sayılı dosyasının 7. sırada olduğunun bildirildiğini, maaş haczinde ilk sırada olan alacağın davalı ...'ın alacaklı olduğu Kozan İcra Dairesinin 2014/1200 Esas sayılı dosyası olduğunu, davalılar arasındaki takibin konusu olan bonoların gerçeği yansıtmadığını, davalılar arasında bono düzenlenmesini gerektirecek alacak/borç ya da iş ilişkisi olmadığını, bononun taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğunu, asıl amacın davalı borçlu ... hakkında başlayacak ve alacaklısı muhtelif bankalar olan icra takipleri nedeniyle borçlunun haczedilebilir tek mal varlığı olan maaşına gelecek hacizleri bertaraf etmek olduğunu, davalılar arasındaki yüksek miktarlı takibin vekil vasıtasıyla takip edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine davalılar arasındaki takipte maaş haczi uygulanması dışında hiçbir işlem yapılmadığını, davalı borçlu ...'nin 05.08.2014 tarihinde icra dairesine başvurarak yasal kesinti dışında 750,00 TL daha maaşından kesilmesi için muvafakat verdiğini, sonrasında ise 25.08.2014 tarihinde de ek ders ücretlerinin tamamının kesilmesine muvafakat ettiğini, bu işlemlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davalı/borçlu ...'nin maaşı üzerindeki 6. sırada olan Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2519 sayılı dosyasının 1. sıraya; 7. sırada yer alan Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/3819 sayılı dosyasının 2. sıraya; 5. sırada olan Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2759 sayılı dosyasının 3. sıraya alınmasını talep etmiştir.
1. Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; maaş haczinde mevcut olan sıranın sıra cetveli yerine geçtiğine ilişkin kanuni düzenleme bulunmadığını, ekonomik sıkıntı içine girmesi üzerine akrabası olan diğer davalıdan borç aldığını ve karşılığında da senet verdiğini, borçlarını ödeyemeyince diğer davalının icra yoluna başvurduğunu, davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı asıl ... süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde; ekonomik sıkıntı içinde olan ve akrabası olan diğer davalıya borç verdiğini ve karşılığında da icra takibine konu senetleri aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 24.06.2015 tarihli, 2015/28 Esas ve 2015/473 Karar sayılı kararıyla; davacının alacaklı olduğu Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2519 ve 2014/3819 sayılı dosyalarında takip dayanakları olan kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesinin, davalı ... 'ın alacağından önce doğduğu, davalı ...'ın alacağının varlığını ve miktarını davacı tarafından başlatılan icra takiplerinden önce düzenlenmiş yazılı delillerle ispat edemediği, davalı ... tarafından başlatılan icra takibinin muvazaalı olduğu, davacının Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2759 sayılı dosyasındaki alacağı davalı ...'ın alacağından önce doğduğundan bu dosya yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/1200 sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra ve derece kararı ile davalı ...'a ödenen payın iptali ile; bu payın davacı bankanın Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2519 ve 2014/3819 sayılı takip dosyalarındaki alacaklı olduğu miktar kadarının (dava giderleri de dahil olmak üzere) davacıya ödenmesine, davacının Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/2759 sayılı takip dosyasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı asıl ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarihli, 2016/7444 Esas ve 2020/1146 Karar sayılı ilamıyla; "...İİK'nın 140/1 maddesi uyarınca haczedilen mal alacaklıların alacağına yetmemesi halinde icra dairesince sıra cetveli yapılır. İİK'nın 83/2. maddesine göre ise maaş üzerinde birden fazla haciz söz konusu olması halinde hacizlerin sıraya konulacağı haciz tarihi önde olanın alacağı bitmedikçe sonraki haciz alacaklısına ödeme yapılamayacağı belirtilmiş olup bu sıralama maaşı ödeyen kurum tarafından yapılır. Bu sıralama "Sıra cetveli" niteliğinde değildir.
Sıra cetveline itiraz davalarında davalının alacağının gerçek olduğunu ispat etmek zorunda olmasına rağmen, maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davalar genel muvazaa mahiyetinde olup bu davalarda genel ispat kuralları geçerlidir.
Bu durumda mahkemece, davanın genel muvazaa davası olarak kabul edilip, ispat yükünün de davacıya yüklenerek uyuşmazlığın TBK'nın 19. maddesinde düzenlenmiş genel muvazaa ilkelerine uygun olarak çözümlenmesi gerekirken ispat yükünün davalıya yüklenmesi suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de mahkemenin söz konusu maaş hacziyle ilgili sıralamayı iptal ile yetinmesi gerekirken, davalıya ayrılan payın davacı alacağına tahsis edilmesi de isabetsiz görülmüştür." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının davalılar arasındaki muvazaa iddiasını somut delillerle ispat edemediği, dava dilekçesinde bildirilen hususların ispata elverişli olarak kabul edilemeyeceği, davalı ...'nin ekonomik sıkıntıları nedeniyle diğer davalıdan borç aldığı, bu kapsamda muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında davalılar arasındaki takibin muvazaalı olduğuna yönelik birçok delil bulunduğunu ve muvazaanın ispatlandığını, davalılar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, davalılar arasındaki icra takibi kapsamında sadece maaş haczi işlemi uygulandığını, sonrasında davalı ...'nin yasal kesintiye ek olarak 750,00 TL daha kesilmesine ve sonrasında da ek ders ücretlerinin tamamının kesilmesine muvafakat ettiğini, davalılar arasındaki takibin tarihinin müvekkilinin alacaklarının dayanaklarının düzenlenmesinden sonra olduğunu, senetlerin protesto edilmediğini, davalı ...'ın borç verebilecek ekonomik durumu olmadığını, tüm bu hususların taraflar arasındaki muvazaayı ispatladığını, taraflar arasında düzenlenen bonoların her zaman düzenlenme ihtimali olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalılar arasındaki icra takibinin davacının alacakları yönünden muvazaalı olduğu iddiasına yönelik sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi.
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin Kozan İcra Dairesinin 2014/2759 Esas sayılı dosyasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin Kozan İcra Dairesinin 2014/2519 Esas ve 2015/3819 Esas sayılı dosyalarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi kapsamında muvazaa hukuksal nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir.
Muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır, şeklinde tanımlanabilir.
Muvazaa daha çok sözleşmenin yorumuyla ilgili olduğundan öğreti ve uygulamada kapsamlı olarak incelenmiş ve belirli kurallara bağlanmıştır. Gerek öğretide ve gerekse uygulamada muvazaa, mutlak ve nispi muvazaa olarak ikiye ayrılmaktadır: Mutlak muvazaada taraflar herhangi bir hukuki işlem yapmayı istemezler, yalnız görünüşte bir hukuki işlem için gerekli irade açıklamasında bulunurlar; nispi muvazaada ise taraflar gerçekten belli bir hukuki işlem yapmak isterler, ancak onu saklamak amacıyla, bir başka hukuki işlemin kurulduğu görüşünü yaratmak üzere irade açıklamasında bulunurlar. Yanlar, ister salt bir görünüş yaratmak için, ister başka bir sözleşmeyi gizlemek amacıyla, sözleşme yapsınlar görünüşteki sözleşme gerçek iradelerine uymadığından geçersizdir.
Somut olayda; davalı ...'nin davacı bankadan 18.12.2012 tarihinde tüketici kredisi kullandığı ve 01.05.2013 tarihli kredi kartı sözleşmesi imzaladığı, kredi taksitlerinin ve kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından Kozan İcra Dairesinin 2014/2519 Esas ve 2015/3819 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığı, yapılan bu takipler sırasında davalı borçlu ...'nin maaşından Kozan İcra Dairesinin 2014/1200 Esas sayılı dosyasına haciz ve tahsilat yapıldığı tespit edilmiştir.
Muvazaalı olduğu iddia edilen Kozan İcra Dairesinin 2014/1200 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise; 02.05.2014 tarihinde davalı borçlu ... aleyhine diğer davalı ... tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığı, 100.000,00 TL asıl alacak ve 3.104,09 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam takip miktarının 103.104,09 TL olduğu, takibin dayanağının ise 03.04.2013 tanzim ve 01.01.2014 vade tarihli 47.500,00 TL’lik bono ile 10.05.2013 tanzim ve 15.02.2014 vade tarihli 52.500,00 TL'lik bonoların olduğu, davalı borçlu ...'nin 05.08.2014 tarihinde icra dairesine bizzat başvurarak yasal kesintilere ek olarak 750,00 TL daha maaşından kesilmesine muvafakat ettiği, yine davalı borçlu ...'nin 25.08.2014 tarihinde ek ders ücretlerinin tamamının kesilmesine muvafakat ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı ... ...ın, diğer davalı ...'nin eşi olan ...'nin halası olduğu ve davalılar arasında akrabalık ilişkisi olduğu görülmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalılar arasındaki icra takibinin davacının alacağının doğumundan sonra 02.05.2014 tarihinde başlatıldığı, davalıların akraba oldukları, davalılar arasındaki takibin dayanağının taraflar arasında her zaman düzenlenme imkanı olan bono olduğu, muvazaalı olduğu iddia edilen Kozan İcra Dairesinin 2014/1200 Esas sayılı dosyasında davalı borçlu ...'nin yasal kesintilerden daha fazla maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakat verdiği, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, her ne kadar davalılar tarafından davalı ...'nin borçları nedeniyle diğer davalı ...'ın, davalı ...'ye borç verdiği ve bu borçlara karşılık bonoların düzenlendiği iddia edilmiş ise de davalıların beyanları dışında bono düzenlenmesine sebep olan ilişkiyi ispata yarar delil sunmadıkları hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasındaki Kozan İcra Dairesinin 2014/1200 Esas sayılı dosyasının muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, davalılar arasındaki Kozan İcra Dairesinin 2014/1200 Esas sayılı dosyasının muvazaalı olduğunun kabulü ile bu kabul doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Kozan İcra Dairesinin 2014/2759 Esas sayılı dosyasına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin Kozan İcra Dairesinin 2014/2519 Esas ve 2015/3819 Esas sayılı dosyalarına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.