İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/85 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/495 Esas, 2020/450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın Temyiz Sebepleri
Hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin uygulanamayacağına,
ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın, 29.11.2018 günü saat 19.20 sıralarında A101 markete giderek kasiyer ve diğer çalışanlara kuru sıkı nitelikteki tabancayı doğrultarak "kasayı aç, kasadaki paraları ver, sakın butona basma, arkadaşların buraya gelsin, seni vururum, gelin buraya, yoksa arkadaşınızı öldürürüm" şeklinde sözlerle etkisiz hale getirerek 590,00 TL nakit parayı alıp engel olmaya çalışan vatandaşlara da tabancayı doğrultmak suretiyle olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Olay yerine ait kamera görüntüleri mevcuttur.

3. Sanık, kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığında ve tüm aşamalarda tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Suç tarihinde güneşin batış saatinin 16.40 olması karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/495 Esas, 2020/450 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.04.2024 tarihinde karar verildi.