Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2019 tarihli ve 2017/409 Esas, 2019/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87

nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/1721 Esas, 2021/1383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suçun vasfına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğinden bahisle cezanın miktarına ve haksız tahrik hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

1. Olay tarihinde spor salonu önünde katılan ... ve arkadaşları oturduğu sırada sanık ...'nün geldiği, sanık ...'nün orada bulunanlara katılan ...'in ağabeyinin nerede olduğunu sorduğu, katılan ...'in sanığa cevap vermesi üzerine sanığın sinirlenerek "senin abin benim kardeşime nasıl yan bakar" diyerek katılan ...'e bıçak sallamaya başladığı, katılan ...'in kendini geri çektiği, önce katılanın gömleğinin yırtıldığı, sanığın bıçakla saldırmaya devam ettiği, katılanın omzuna vurduğu, bu esnada katılanın yere düştüğü, katılan yerdeyken sanığın katılanın kasığına bıçakla vurduğu, katılanın adli raporunda bildirilen şekilde retroperitoneal (batın içinde karın zarı arkasında) kanamaya ve sağ uyluk siniri (femoral sinir) kesisine neden olacak şekilde basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak nitelikte yaralandığı, arkadaşı olan tanığın katılan ...'in üstüne kapanması ve araya girmesi ile sanığın olay yerinden motosikletle kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, kolluk ve araştırma tutanakları, Adli Tıp Kurumu'nun 24.05.2019 tarihli raporu ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, darbe sayısı, hedef alınan vücut

bölgesi, Adli Tıp Kurumunun 24.05.2019 tarihli raporuna göre katılanda meydana gelen yaralanmaların duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, sanığın olay yerine bıçakla gelmesi ve eylemini tanıkların müdahalesi ile sonlandırdığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşıldığı, katılandan kaynaklanan ve olay anında veya öncesinde haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın olmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı, meydan gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak teşebbüsün derecesinde alt sınırdan uzaklaşılmasında isabetsizlik görülmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/1721 Esas, 2021/1383 Karar sayılı kararında sanık müdafiince sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.04.2024 tarihinde karar verildi.