İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstinaf bozması sonrası, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarih ve 2020/266 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanığın mağdur ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve hak yoksunluklarına,
b.Sanığın mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1032 Esas, 2021/1130 Karar sayılı kararı ile, sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; aleyhe verilen ve hukuka aykırı olan hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanık ...'nin daha önce aralarında husumet bulunan mağdur ... ile karşılaştığı, sanığın almış olduğu alkolün etkisi ile yanında getirdiği ele geçirilemeyen silah ile mağdur ...'ya doğru dört el ateş etmesi neticesinde ...'nın vücudunun çeşitli yerlerinden BTM ile giderilmeyecek ölçüde yaralandığı, mermilerin ...'nın yanında bulunan diğer mağdur ...'in de bacağına ve eline isabet ettiği, Emrah'ın yaralanmasının da BTM ile giderilmeyecek düzeyde olduğu ve yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın mağdur ...'ya yönelik eylemi hukuki olarak değerlendirildiğinde, sanık ile mağdur arasında önceye dayalı alacak verecek meselesinden kaynaklı olarak husumet bulunması, sanığın olayı gerçekleştirirken kullanmış olduğu tabancanın öldürmeye elverişli nitelikte olması, sanığın mağduru hedef gözeterek birden çok kez ateş etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu ancak icrai hareketleri elinde olmayan sebeplerle tamamlayamaması nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın mağdur ...'a yönelik eylemi irdelendiğinde, olay yerinde mağdur ...'in hemen yanında bulunan diğer mağdur ...'ın silahla ateş edilmesi eylemi nedeniyle yaralanma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu, sanığın alkollü olması ve ateş ettiği mesafenin kısa bir mesafe olmaması sebebiyle sadece mağdur ...'i yaralama bilinci ile hareket edemeyeceği, mutlak suretle olay yerinde mağdur ...'in hemen yanında bulunan mağdur ...'ın da yaralanabileceğini görmesine rağmen ve bu durumun bilincinde olarak ateş ettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle sanığın mağdur ...'a karşı eyleminin "Kastın Bölünmezliği" ilkesi gereğince kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdurların beyanları, tanıkların anlatımları, Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporları, olaya ilişkin görüntü kaydı, uzmanlık raporları, keşif zaptı, bilirkişi raporu, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, mağdurlardaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1032 Esas, 2021/1130 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.