İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2018/246 Esas, 2020/122 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, Adlî Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınamayacağına, olayda illiyet bağının bulunduğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde termal otel havuzunda kendisinde bulunan aterosklerotik kalp damar hastalığı nükseden müteveffanın yaklaşık saaat 14: 36 civarında kalp krizi geçirdiği, otel havuzunda fenalaşan müteveffaya ilk müdahalenin otelde çalışan ilk yardım sertifikası almış tanık Yasin ve sağlıkçı olduğunu belirten bir müşteri tarafından yapıldığı, 112 ambulansın anahtarının bina içinde kilitli kalmasından dolayı vaka variş zamanı 14: 45: 28 olmakla beraber hareket zamanının 15: 04: 35 olduğu, kendi görevli oldukları ambulansın ve haber verilen 2. ambulansın olay yerine aynı anda (15: 05) ulaştığı, 112 çalışanı ATT'lerin otel aracıyla olay yerine ambulanstan önce vardığı, gittiklerinde kişiye kalp masajı yapılıyor olduğunu gördükleri, hastayı değerlendirdiklerinde arrest (solunum ve dolaşımı durmuş) halde olduğu, hemen kalp masajı ve suni solunum yapmaya başladıkları, müteveffanın bilinç kaybı sebebiyle 112 tarafından arrest (solunum ve dolaşımı durmuş) olarak Nevşehir Kozaklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesine götürüldüğü, tüm müdahalelere rağmen müteveffanın saat 16.25 de ölü kabul edildiği, otopsi raporuna göre ölümünün kişinin kendisinde mevcut kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiğinin belirtildiği olayda; sanıkların atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetlerine yeter derecede delil elde edilememesi nedeniyle ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunması, tanık anlatımları, Ankara Adli Tıp Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07.03.2018 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun 28.06.2019 Bilirkişi raporu, tutanaklar, müzekkere cevapları ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Adli Tıp Raporlarının içeriği gözetildiğinde hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.04.2024 tarihinde karar verildi.