SAYISI: 2022/İHK-6288
Hakem Heyeti Kararı Kaldırılarak Başvurunun Kabulü
SAYISI: K-2021/176791
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 26.02.2020 tarihinde yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin davalının temerrüde düştüğü 06.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 43.894,30 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu, davacının araca yandan koşup çarptığını ve ayağının sol arka tekerin altında kaldığını, dolayısıyla sürücünün davacıyı görüp önlem almasının mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili temerrüde düşmediğinden davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlendiği, bu durumda davalıya usulüne uygun yapılmış başvurudan söz edilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde düzenlenen başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sırasında sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olduğunu, aksi durumda maluliyet raporunun tamamlanabileceğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmemiş olmasının tamamlanabilir nitelikte olduğu, Heyetçe alınan ara karar üzerine davacı vekili tarafından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde maluliyet raporu alındığı ve alınan rapora göre davacının %5 oranında sürekli maluliyeti olduğunun ve 1 ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulü ile 43.158,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 735,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 43.894,30 TL maddi tazminatın 21.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, sigortalı aracın davacıya aracın ön kısımlarıyla çarpmadığını, davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu, davacının araca yandan koşup çarptığını ve ayağının sol arka tekerin altında kaldığını, dolayısıyla sürücünün davacıyı görüp önlem almasının mümkün olmadığını, bu durumda kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsünün kusuru olmadığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada askerlik süresinin dikkate alınmadığını, bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, askerlik süresini de kapsayacak şekilde hesaplama yapılmasında isabetsizlik olmamasına, davalının bakıcı giderinden sorumlu olmasına, hükmedilen tazminatın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "6.506,26 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.