1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp giderim bedelinin tahsili davasıda yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 126/4. maddesinde, yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile akdî hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere istisna akdinden doğan tüm davaların beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesinde de yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun belirtildiği, bu maddelerdeki düzenlemelere göre eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural, zamanaşımı süresinin beş yıl olması ile birlikte yürlenicinin kasıt ve ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi işi ifa etmemesi halinde zamanaşımı süresinin Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıl, Türk Borçlar Kanunu’nun 478. maddesine göre 20 yıl olacağı, Borçlar Kanunu’nun 128 ile TBK’nın 149. maddeleri uyarınca zamanaşımı sürelerinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, BK’nın 132,133,135 ve 136 ile TBK’nın 153,154,156 ve 157. maddelerinde zamanaşımının durması, kesilmesi ve yeni sürenin başlaması hallerinin düzenlendiği, bununla birlikte 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1/11 ve 5/1.2 maddeleri uyarınca zamanaşımı hükümlerin değerlendirildiğinde uyuşmazlıkta 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağının açık olduğu, bu durumda; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. ve 126/4. maddeleri gereğince, eserdeki ayıbın yüklenicinin ağır kusurundan kaynaklandığı da dikkate alınarak davanın 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, zamanaşımı süresinin başlangıcının 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 128. maddesindeki düzenlemeye göre alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başladığı, eserin teslim tarihinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı alma tarihi olan 19.12.2002 olduğu, zaman aşımını durduran ya da kesen sebeplerin bulunmadığı, bu durumda ağır kusur nedeni ile açılacak davalarda 19.12.2012 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın ise 04.10.2016 tarihinde açıldığı ve asıl davada verilen zamanaşımından ret kararının da kesinleştiği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.