Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 tarih, 2007/3-9 Esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinini ikinci fıkrasına göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; 09.11.2020 tarihli celsede katılanlar vekili ve katılanların yüzüne karşı
tefhim olunan hükümde "tebliğden itibaren 15 gün içinde" denilerek katılanlar vekilinin temyiz süresinin başlangıcına ilişkin olarak yanıltıldığı, tebliğ mazbatasında da temyiz süresine ilişkin bir uyarının olmadığı anlaşılmakla; katılanlar vekilinin 21.12.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarih ve 2017/450 Esas, 2018/277 Karar sayılı kararı ile,
Sanığın maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2018/2299 Esas, 2019/1127 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/2162 Esas, 2020/1793 Karar sayılı kararı ile özetle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince duruşma gün ve saati usulüne uygun şekilde katılanlar vekiline tebliğ edilip duruşmadan haberdar edilmediğinden katılanların delillerini bildirme hakkının kısıtlanması hukuka aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/1401 Esas, 2020/881 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 5237 sayılı Kanun'un 87/4 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılmasının yasal olmadığı ve haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanmasına ilişkindir.
B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın öldürme kastı olduğundan bahisle suçun vasfına, haksız tahrik indiriminin uygulanmamasına ve eksik araştırmaya ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü sanık ve maktul arasında herhangi bir husumet bulunmadığı gibi birbirlerini de tanımadıkları sanığın kavga edenleri ayırmak için olaya müdahale etmesi, maktul kendisini itekleyince yere düşen sanığın olayda kullanılan ancak ele geçirilemeyen şapta denilen uzun ve ağır sırıkla maktulün baş bölgesine bir kez vurduktan sonra maktulün yere düşmesi üzerine hemen maktulü kaldırmak için koşup onu hastane göndermek için çaba harcaması, maktulun kafasında meydana gelen kırığın niteliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktulü öldürme kastıyla hareket etmediği ancak yaptığı eylem sonunda maktulün öldüğü bu durumda eyleminin kastı aşan öldürme suçunu oluşturduğu, somut olayın gelişimine göre sanığın maktulün kendini itekleyip düşürmesi ve eline bıçak alması üzerine ona şapta ile vurduğu anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, otopsi ve ölü muayene raporu, doktor raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/1401 Esas, 2020/881 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar
vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.