SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararı ile;
a. Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine,
b. Sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/2592 Esas, 2021/1173 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanık haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun, sanıkla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğinden iştirak halinde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunmaya ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü, sanığın, kardeşi suça sürüklenen çocuk ile daha öncesinde borç vermiş olduğu tanık ... ile kavga etmek için parka gittikleri, tanık ...'un da yanında arkadaşı mağdurla olay yerine gittiği, tanık ... ile sanığın sözlü tartışma yaşadıkları, tartışmaya mağdurun da dahil olarak sanıkla birebir tartışmaya bir süre sonra da fiziki kavgaya başladıkları, kavgayı ...'un ayırmaya çalıştığı ancak geri çekildiği, bu esnada suça sürüklenen çocuğun mağdura bir kez yumruk attığı, akabinde sanığın ani gelişen kastla cebinden çıkarmış olduğu sustalı diye tabir edilen bıçak ile mağduru göğüs ve koltuk altı bölgesinden, sol kolda arter, ven ve sinir hasarına, hayati tehlike geçirmesine ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı, mağdurun kaçmaya başladığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun peşinden koştukları mağdurun yaralandığını duyunca korkup kaçtıkları, suça sürüklenen çocuğun eylemi kasten yaralama olarak kabul edilip, şikâyet yokluğundan kamu davasının düşürülmesine, sanığın eyleminin ise nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna uygun uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk ve sanık savunmaları, mağdur beyanları, mağdur hakkında Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğü ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27.11.2017,30.07.2018,27.03.2019 ve 26.07.2019 tarihli adlî raporlar, uzmanlık raporu, olay yeri inceleme raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun tanık ... ile alacak verecek meselesini görüşmek üzere parkta buluştukları, suça sürüklenen çocuğun kavgayı ayırmak amaçlı mağdura bir kere yumruk attığını kabul ettiği, tanığın ve mağdurun da suça sürüklenen çocuğun beyanını teyit ettikleri, sanığın ani şekilde cebinden çıkardığı bıçak ile eylemini gerçekleştirdiği, bu haliyle sanık ve suça sürüklenen çocuğun fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket edip, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduklarına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, sanık hakkında yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, eksik incelemenin bulunmadığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan bölge, mağdurdaki yaraların niteliği dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, mağdurdan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/2592 Esas, 2021/1173 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.