İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/317 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2021/1791 Esas, 2021/1825 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suçun vasfına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ve katılan ...'nun arkadaşlarıyla birlikte ayrı ayrı eğlenmek maksadıyla gazinoya gittikleri, katılanın peçeteye istek parça yazmak için garsondan kalem istediği, garsonun yan masadan istemesini söylemesi üzerine yan masada oturan tanık ... kalem istediği, bu duruma sinirlenen sanıkla katılanın tartışmaya başladıkları, arbede esnasında sanığın üzerinde bulunan Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ait 05.09.2019 tarihli uzmanlık raporuna göre 9,2 cm uzunluğunda, oluksuz, kesici ve delici vasıfta, tek ağızlı, sivri uçlu, sırtı küt, açılıp kapatılabilen namluya sahip ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasaklı sayılmayan bıçağı katılana doğru salladığı, ancak, tanık ... ve katılanın engellemesi nedeniyle isabet ettiremediği ve katılanın elinin yaralandığı, katılanın bulundukları yerden uzaklaşmak amacıyla kaçtığı sırada sanığın "seni öldürmek farz oldu" diyerek katılanın arkasından koştuğu ve katılanı sol meme ucu hizasından koltuk altına ulaşan 6 cm uzunluğunda 3 cm kadar derinliğe ulaşacak şekilde yaraladığı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen 06.09.2019 tarihli rapora göre katılanın sol akciğerinde pnömotoraks saptanıp göğüs tüpü takıldığı, bu şekilde katılanın yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığı, katılan kaçmaya devam ederek yakınlarda bulunan benzin istasyonuna sığınıp yardım istemesi üzerine katılanın arkasından koşan sanığın eylemini tamamlayamadan koşarak olay yerinden uzaklaştığı kabul edilmiştir.
Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, yaralanmaya ilişkin kati rapor, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, kolluk ve araştırma tutanakları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 06.09.2019 tarihli raporunda sol akciğerde pnömotoraksa neden olan yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye soktuğunun belirtildiği, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, ilk seferde tanıkların engellemesi nedeniyle eylemini gerçekleştiremeyen sanığın eyleme kendiliğinden son vermeyerek katılanı kovalaması ve hedef göstererek bıçağı katılanın göğüs bölgesine şiddetli şekilde vurması hususları da dikkate alındığında kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın bulunmadığı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2021/1791 Esas, 2021/1825 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.